Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

ANA DİLİ NEFES DİLİDİR:

İPEK BAYRAK / Çocuktuk ve konuştuğumuz bir dilimiz vardı. Annemize o dilden anne, babamıza o dilden baba derdik. İlk okula başlamakla; tufan gibi başımıza yağan dayakla beraber başka bir dille tanıştık. Konuşamadığımız, bilmediğimiz, bize tümüyle yabancı olan bir dilin lisanında doyasıya dayak yedik. Ve halen dayak yemeye devam ediyor, sürgünleri yaşıyor, rehin tutuluyor, kıyımda geçirilmeye devam ediliyoruz.

Bir dil nasıl bu kadar suçlu olabilir ve nasıl bu denli zulüm görebilirdi? Yapılan katliam ve soykırımlar bu dillerin varlığı üzerinde koca toplum yakılıyor, yok ediliyordu. Bu neyin öfkesi veya bunun öldürücü varlığı neydi? Bu soruları sormadan edemiyoruz ne yazık ki.!

 Neden sorusu ve sorgulaması başladığı andan itibaren, ölümün baş ucumuzdan ayrılmadığını gün be gün tanığı olmaktan kaçamıyorduk artık..

Hemen her gün sırayla dayaktan geçiyor ve şişen avuçlarımızı değil ailelerimize anlatmayı, kendimizde gizleyecek kadar büyük korku ve acıyı yaşıyorduk. Anamızın dili kötü olduğunu anlatmaya başlıyorlardı ve o dil kötüyse anamız da kötü sayılıyordu. Bunu anlayıp algılamak için yıllarımız geçecek ve kendimize ait olmayan bir dilde feryadımızı dile getirme utancıyla yaşamaya çalışıyorduk. İşte bizi o gün kıyımdan geçirmeyi başarmış, varlığımız yok saymışlardı.

Zaman geçtikçe analarımızın dilinde ağlamayı, ağıt yakmayı, türkülerimizi söylemeyi unuttuk. Bu bilinç bize verilmiş en büyük kıyımdı. Artık anamıza yabancı birer evlat gibiydik ne yazık ki!

Anamız bizim konuştuğumuz dili bilmezdi, biz ise onun bize verdiği dili unutmak için büyük bir çabanın içinde olup onun dilini konuşmamaya çalışıyorduk. O günde sonra anamız yerli biz milli olmuştuk. Yani yabancılaşan bizdik, annemiz kendi dil ve yaşamıyla yerli yerinde duruyordu.

Analarımıza yabancı olunca köyümüze, kasabamıza ve şehrimize yabancıydık artık! Yani dil kıyımı ilk okula başlandığı vakit çocuklar da alıyor ve çocukları kendi dil ve kültürüne yabancı kılıyordu. Yabancılık o gün başlamış, aramıza mesafe girmiş ve anamızla olan bağlarımız boğulup kopmaya yüz tutmuş ve anamızın konuştuğu dili ayıplamaya kadar gitmiştik.

Kendi dilimizde utanır olmuştuk gayrı. Yani asimilasyon küçük yaşlardan başlayıp geride gelecek kuşakları etkileyerek yok saymıştır. Geride gelenler kendilerini başka bir toplumun veya halkın diliyle ifade ediyordu artık. Kısacası bir dil yaşamıyorsa, o dili konuşan toplum ve halkta yaşamıyor demekti.

Oysa ki, bir dil bir toplumun varlığıydı, yaratıcı ve yaratan yanıydı, onu var edip yücelten en güçlü yaşamsal varlığıydı.

Hangi dilden olursa olsun, o dil korunmalı, yaşamalı ve yaşatılmasıyla mümkündü. Dil insan dilidir. Lisanı insan, kökeni insan, varlığı insandır. İnsan olmazsa dil olmaz, dil olmazsa insan olamaz. Ve insan toplumları var eden, tarihin derinlerine, köklerine götüren en önemli rehberdir.

Eğer bir toplumu bir yerlere taşımak isterseniz onu dili, kültürü, felsefesini, bilim ve öğretisini, yaşam tarzı ve inançlarıyla taşımanız lazım. Dillere yasak koyarak var olan toplumları yok etme, kıyımdan geçirme ve dünya üzerinde varlığını silmekle yaşatamaz ve onu var edemezsiniz.

En büyük zulüm ana dillerine konulan yasak ve zulümdür. İşte Kürt dil ve lehçelerine konulan yasak bunun bir örneğidir. Milyonlarca Kürt var; dünyanın dört bir tarafına savrulmuş, mazlum halklar olarak yaşam bulmaya çalışırken, ülkeleri olmadığı gibi dilleri de yok sayılmıştır.

Bir halkın devleti yoksa kendisi de yok sayılır demekki. Ve bugün dünya üzerinde onlarca dil yok olmuş, eskisi yok olduğu gibi, yenisiyle beraber kendisi de yok olmuştur. Yani kimliği, yaşamı, kişilik ve anlayışı yabancı, öğretisi kendine ait olmadığını görüyoruz. Bir Kızılderililer, Apaçiler vs kendi dillerini konuşamıyor ve kendi dilleri yoksa kendileri de yok edilmiş toplumlar gibidirler.

O nedenle yok olmak dille başlayan bir yokluktur. Kim olursanız olun, hangi grup ve kültürden gelirseniz gelin, ana dilinde konuşup dertleşemiyorsan, o dilde anneye anne, babaya baba diyemiyorsan, zaten yoksun demektir. Ana dili nefes dilidir. O dili konuşuyorsan nefes aldığını hisseder ve yaşadığını anlarsın.

O nedenle çocuklarınızla ana sütü gibi ak olan diliyle konuşun, yüceltin, yaşatın ve geçmişin zengin kültürüne ulaşın. Yani temel mücadele dil olmalı ve o dili halkıyla beraber yaşatılmalı. Yaşasın Kürt dili ve dünya üzerinde silinmiş ve silinmekte olan dillere bin selam.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

4 × 5 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla