Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Bir kenara çekildim ve hüngür hüngür ağladım

Radyolardan dakika başı anonslar geçiyor, “Deniz Gezmiş ve arkadaşları şu bölgede kıstırıldı, alınan bilgilere göre operasyon hala devam ediyor !”

Oniki yaşımdayım ortaokula yeni başlamıştım. Radyo ve gazete haberleri ile bir gönül bağı kurmuştum onlarla… sonra yayına ara verilerek bir haber daha geçiyor radyolar, “Deniz Gezmiş ve arkadaşları operasyondan sağ kurtulmayı başardılar!” baharın rengarenk bütün çiçekleri bir anda doluşuyordu çocuk yüreğime… “Ooohhh bu kez de kurtuldular !” diyerek içten sessiz çığlıklar atıyordum.

Düşüncelerini ve yapmak istedikleri ile ilgili hiç bir fikrim yoktu. Tek bildiğim şey, devleti sevmedikleri ve fakirin yanında olduklarıydı… Çocuk yüreğimin kahraman şovalyeleri her operasyondan sağ olarak kurtulmalarını yüreğimdeki sessiz alkış tufanı ile kutlamaya dönüştürüyordum.

Sonra yine bir gün yakalandıklarını duydum, Öfkem bıçak gibi bilenmişti, kahramansız kalmış, boynum bükülmüş, yıkılmıştım adeta… dokunsalar ağlayacak ve çığlık atacaktım… Ama kime? ne diyecektim soranlara? Denizlerin yakalandığını mı? hayır kendime bile itiraf etmeye çekiniyordum. Evet “kahraman şovelyelerim nasıl olsa bir yolunu bulup kurtulacaklar” bunu düşünmek ve hayal etmek bile yüreğime umut kırıntılarını yüklüyordu…

Radyolar bangır bangır… kulak kesildim, “Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildi!” dizlerimin bağı çözülmüş, yüreğimi kapkara bulutlar istila etmişti. Bir kenara çekildim ve hüngür hüngür ağladım, rüyalarımı süsleyen kahramanım yoktu artık… artık kime umut bağlayacağım? yoksullar ve çaresizler için despotlara kim kafa tutacaktı? Deniz gibi biri daha çıkar mıydı?

Bunları düşünüp ağlarken rahmetli babam görmüş ve neden ağladığımı sormuştu. Göz yaşlarımı elimin tersi ile sildikten sonra, “Baba Deniz Gezmiş İdam edildi !” dedim. Onun da benim gibi üzüleceğini sanmıştım. Bana dönüp Kürdce alaycı bir ifadeyle, “Mın got qey jı bo çı dıgıri? jı bo qominist û gawura dıgri !Mın dı şerefa tenyo !” (Ben de bu ne için ağlıyor diyordum, meğer bir komünist gawur için ağlıyormuş, şerefini ….kiyim senin! ” dedi.

Evet o gün bu gün iğfal edilmiş bir şerefle yaşıyorum. Ama babama da şunu demiştim. “Bir gün evlenirsem ve bir erkek çocuğum olursa adını DENİZ koyacağım!” diye… Evlendim ve İlk çocuğum erkek olmuştu Adını DENİZ koydum… yetmedi diğerine ULAŞ, yine yetmedi ötekine YUSUF… içimde taşıdığım öfke tıpkı çocuklarım gibi çoğalmıştı…

Aziz Gülmüş

NOT: Aziz GÜLMÜŞ’ün Facebook’ta DENİZLERE DÖKÜLEN ÇOCUKSU HAYALLER başlığıyla yazmış olduğu yazı.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Hasan Dere diyor

    İdam haberini Adana’da berberde tıraş olurken aldım.
    İçime doğan hüznü, üzerime dökülen yangını polislerle içli dışlı yollu bir kadın fark etti.
    “_Sen bu komünistler için mi üzülüyorsun, şimdi seni örfi idareye veririm!” sözleriyle üstüme yürüdü.
    Berber kadını tutup:
    “_Bırak o daha çocuk!” dedi.
    Sessizce tıraşın bitimini bekledim.
    Ve ilk fırsatta Filistin’e gidip gerilla eğitimi almanın peşine düştüm.
    Bugün aynı his ve düşüncede değilim.
    Üzüntüm olmakla birlikte aynı şiddette değil.
    Elinde silah bulunup çatışmadan teslim olmuştu. O günün gazeteleri “Ülkemin ordusuna silah sıkmam” dediğini iddia ettiler.
    Onun silah sıkmadığı ordu ona hayatı çok gördü.
    Mahir ise vuruşarak öldü.
    İçimi daha çok mahirler yakar!

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

one + 5 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla