Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Cemil Bayık Faşizmi Yıkacakmış!

VengMa / Kürdistan da Ölüm oruçları ve açlık grevleri eylemlerinin yaratıcıları ve uygulayıcıları Mehmet Hayri Durmuş ile Kemal Pir’di. Cezaevinde zulüm ve baskı uygulanınca, tutukluların mahkemelerde savunma hakları ellerinden alınınca, başka da hiç bir mücadele yöntemi kalmayınca önce ikisi açalık grevi ve ölüm orucuna başladı, sempatizanları ve taraftarlarları ise onların ardından sıraya girdi.

Şimdi ise Abdullah Öcalan ile Cemil Bayık sorunu tersine çevirmiş, kendileri çok iyi besleniyorlar, açlık grevine girmiyorlar, tutuklulara, serbestlere “siz girin” diyorlar.

AMAÇLARI nedir?
Hükümet Abdullah Öcalan’a iyi baksın diyorlar. Bir adama iyi bakılsın diye bütün Kürtleri kurban olmaya çağırıyorlar!

Buyrun Dehak için başını kurban olarak vermek isteyenler Cemil Bayık’ın bu yazısını okuyup ölüme yatabilirler. Çünkü Abdullah ile Cemil Kürtlerin ölmesini istiyorlar. Çünkü Kürtler öldükçe rahat edeceklerine inanıyorlar. Başka bir amaçları varsa gösteriné

Cemil Bayık Abdullah Öcalan Ve Önce halkın önderleri Cemil Bayık: Biz üzerimize düşen tüm görevleri yerine getireceğiz. İmralı’daki tecridi kırmadan faşizmi yıkmadan durmayacağız. Halkımız direnişçilerini, şehitlerini, Önderliğini, değerlerini ve geleceğini sahiplenecektir.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Sayın Cemil Bayık Sterk TV ekranlarında Türk devletinin açlık grevi direnişçilerinin eylemlerini kırmak için yürüttüğü psikolojik savaş saldırılarını değerlendirdi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bayık, açlık grevi eylemcilerini selamlayarak başladığı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Leyla Güven öncülüğünde zindanlarda, Ortadoğu’da, yurt dışında birçok eylemci Önderliğimiz üzerindeki tecridi kırmak, Türkiye’deki faşizmi yenmek için Kürt halkı ve Ortadoğu halkları adına büyük bir görevi üstlendiler. Leyla Güven şahsında bu görevi yerine getiren tüm eylemcilere başarılar diliyor ve tüm eylemcileri selamlıyorum.”

HERKES AÇLIK GREVCİLERİNİN ‚DİRENİŞE DEVAM‘ KARARINA SAYGI DUYMALI

Bayık, Leyla Güven öncülüğünde başlayan, Türk devletinin zindanlarından, Hewlêr’e, Strasbourg’a, Galler, Toronto ve Ortadoğu’nun birçok şehrine kadar yayılarak devam eden açlık grevcilerinin direnişe devam kararına saygı duyulması gerektiğini dile getirdi. Direniş kararını eylemcilerin kendi inisiyatifleri ile aldıkları, bedeli her ne olursa olsun tecrit kırılana dek eylemlerini devam ettireceklerine anlam verilmesi gerektiğini belirterek, “Bilindiği gibi Önderliğimiz, Kürdistan halkı, özgür Kürt, PKK ve gerilla üzerinde büyük bir tecrit uygulanıyor. Özgürlük hareketine büyük bir darbe vurmak istiyorlar. Kararlar alıyorlar, saldırıyorlar, komplolar uyguluyorlar, tecrit uyguluyorlar. Tüm bu saldırılara karşı Leyla Güven bir eylem başlattı. Zindanlarda, yurtdışında birçok yerde bu eylemi destekleyen eylemlilikler de başladı. Kimse onlar adına böylesi eylemler yapması için kararlar almadı. Onlar kendi iradeleri ve inisiyatifleri ile bu kararları aldılar. Bu nedenle kimse bu eylemleri durdurmalarını isteyemez. Çünkü onlar tüm bedelleri göze alarak, kendi iradeleri ve devam etme kararını aldılar. Bedeli her ne olursa olsun tecridi kırana, faşizmi yıkana kadar eylemlerimize devam edeceğiz dediler. Biz sonuç alacağız diyorlar. Bu nedenle herkes eylemcilere kulak vermeli ve onların aldıkları bu karara saygı duymalıdır. Kimse onların eylemlerini kırmamalı. Kimse Türk faşizmine boyun eğmemelidir” dedi.

ÖZEL SAVAŞ MERKEZİ EYLEM KIRICILIĞI YAPMAK İSTEMİŞTİR

Bayık Türk devletinin, Mehmet Öcalan’ı alelacele Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yanına götürerek direnişçilere görüşme oldu artık direnişi bırakabilirsiniz mesajı vermeye çalıştığını, Kürt özgürlük direnişçilerinin bu girişimi kararlı tutumlarıyla boşa çıkardıklarını dile getirdi. Bayık sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk devleti geçtiğimiz günlerde Önderliğimizin kardeşini İmralı’ya gönderdi. Bu görüşmeye ilişkin basında aile görüşü yapıldığına ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. Bu doğru değildir. Aile görüşü yapılmamıştır. Görüşme hangi gün yapılmıştır? Devlet bir tatil gününde Önderliğimizin kardeşini İmralı’ya götürmüştür. Oysa ailenin başka üyeleri de vardır. Neden başkaları da götürülmemiştir. Yine İmralı adasında başka arkadaşlarda tutulmaktadır. Onların aileleri de götürülmeliydi. Anlaşılıyor ki bir aile görüşü değildir.  Özel savaş bu değerlendirmeyi birçok insanı kandırmak için yapmıştır.

Neden bir tatil gününde Önderliğin abisi Önderlikle görüşmeye götürülmüştür? Özel savaş merkezi böylece eylem kırıcılığı yapmak istemiştir. İnsanları kandırmak istemiştir. Özellikle Leyla Güven şahsında bunu yapmak istediler. Temel amaç buydu. Bunu böyle anlamak lazım. Kimileri aile görüşmesi yapıldı, kimileri Önderliğimizin sağlığı yerindedir biçiminde değerlendirmeler yapıyor. Ama bunların hiçbir doğru değildir. Devlet, özel savaş yöntemleri uygulamak istemiştir. Bununla özellikle Leyla Güven şahsında gelişen direniş eylemini kırmak istedi. Dikkat edelim, aynı gece Leyla Güven’in avukatını da Leyla Güven ile görüşe gönderdiler. Görüşme oldu artık eylemi bırakabilirsin demek istediler. Ama Leyla Güven’de ‘bir görüşme olmuş olabilir, ama tecrit ortadan kalkmamıştır. Bu bir oyundur, bu Türk devletinin bir senaryosudur’ dedi.”

DİRENİŞ BÜYÜTÜLEREK CEVAP VERİLDİ

Cemil Bayık, Kürtleri ve dostlarını özel savaş politikalarına karşı duyarlı olmaya çağırarak şunları dile getirdi: “Herkes biliyor Osmanlı da oyun çoktur. Biz bunları görüp anlıyoruz. Halkımız da bunu böyle anlamalı. Bu nedenle kimse eylem kırıcılığı yapmamalı. Türk devletine hizmet edecek yaklaşımlara girmemeli. Eylemcilerin bir amacı var ve bu temelde direniyorlar. Bu eylemler, Türk devletini oldukça zorluyor, sıkıştırıyor. Hiç kimse onların iradelerini kırmamalı. Faşist işgalci Türk devletinin oyunlarına gelmemeli. Türk devleti bununla Leyla Güven’in eylemini kırıp, herkesi etkilemek istedi. Ama Leyla Güven onları boşa çıkardı. Ardından Sebahat onlar da eylemlere katılarak Türk devletinin eylem kırıcı yaklaşımına karşı eylemi büyütme yaklaşımını geliştirmiş oldu. Bu nedenle faşist Türk devletini oyunu boşa çıktı. Dolayısıyla direniş devam ediyor, hatta daha da büyüyerek devam ediyor.

Türk devleti bu oyunda boşa çıkınca özel savaş merkezi psikolojik savaş merkezi yeni bir oyuna başvurdu. Ömer Öcalan’ın twitter adresi kırılarak onun adına Önderliğe dair yalan haberler yaptılar. Bu da ortaya koyuyor ki bir oyunda boşa çıktıkları için farklı oyunlar oynamaya başvuruyorlar. Sınırsızca özel savaşı uygulayama koyuyorlar. Eylemcilerin inisiyatiflerini, iradelerini kırıp onlar şahsında halkı teslim almak istiyorlar. Bundan sonra da benzer oyunlar olabilir. Onların oyunlarına gelinmemelidir. Oyunlarının hepsi de halklar, sosyalist güçler, özgürlükçü güçleri teslim almak üzerinedir. Halkımız bu oyunları görüp, onlara itibar etmemeliler. Eğer birileri bilerek ya da bilmeyerek bu tür yaklaşımlar içine girerse halkımız hemen onlara karşı tutum almalıdır. Oyunlara gelinmemelidir.”

ERDOĞAN-BAHÇELİ DÜNYANIN EN BÜYÜK TERÖRİSTİDİR

Türk devletinin Kürt düşmanı politikalarını ve Erdoğan-Bahçeli rejiminin DAİŞ ve El Kaide’yi beslediğini belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı, “Türk devletinin bir diğer psikolojik savaş propagandası da ‘Kürtler bizim kardeşimiz, biz Kürtleri tarihte koruduk. Ekmeğimizi Kürtlerle paylaşıyoruz’ diyorlar. ‘Kürt düşmanı değiliz PKK ve YPG düşmanıyız’ diyorlar. Öyle bir psikolojik savaş uyguluyorlar ki Kürt katliamını kimse görmesin fark etmesin. Türk devleti Kürtleri kabul etmiyor. O yüzden her gün ‘Kürtlerin kökünü kazıyacağım, yok edeceğim’ diyor. Tabi sadece söylemiyor, uyguluyor. Eğer Kürtlerle nasıl kardeş oldukları anlaşılmak isteniyorsa gidip Efrîn’e bakılsın ne yapıldığı gayet iyi anlaşılır. Efrîn bir Kürt şehriydi. Suriye’de yıllarca bir savaş vardı. Efrîn’de savaş vardı. Ama Efrîn’de kardeşlik, barış ve özgürlük vardı. Birçok insanı orada tutukladı, yok etti. Kürtler orada derbeder edildi. Demografyası değiştiriliyor. Türk devleti Ağrı, Zilan, Dersim, Palu, Roboski, Cizre, Amed, Şırnak, Nusaybin’de binlerce Kürdü katliamdan geçirdi. Birçok insanın cenazesi bile ortada yoktur. Mezarları dahi yıkılıp, yok edildi. Kürtlerin hayallerini yok etmek istiyor. Kürtlük adına ne varsa ortadan kaldırmak istiyorlar. Kürtleri katliamlardan geçiriyor, tutukluyor, işkence ediyor, hakaret ediyor. Bunları herkes görüyor. Bu nedenle Türk devleti Kürtlerin esas düşmanıdır. Türk devletinin yaptığı Kürt düşmanlığını hiçbir güç yapmamıştır.

Türk devleti sadece Kürtlere düşmanlık etmemiştir. Ermenilere, Asuri-Süryanilere, Êzidîlere, Alevilere düşmanlık ediyor. Birçok halkı da yok etmiştir. Şimdi de Kürtleri de yok etmek istiyor. Kimi güçler bunu görüyor. ‘Kürtler vardır’ diyorlar. ‘Biz Türk devletinin Kürtleri katliamdan geçirmesine izin vermeyeceğiz’ diyorlar. O zaman görevlerini yerine getirmeliler. Dikkat edelim, bölgede terörist sadece Saddam değildi. Erdoğan-Bahçeli bölgenin en büyük teröristidir. Onların yaptığı terörizmi, işgali, faşizmi, katliamı başka hiçbir güç yapmamıştır.

Birçok faşist onları kendine örnek almıştır. Türk devleti birçok yerde katliam yapıyor. Libya lideri, ‘Türkiye dünya terörizmi liderliğini yapıyor’ dedi. Çünkü Türkiye birçok ülkede DAİŞ ve El Kaide güçlerini silahlandırıyor, eğitiyor, destekliyor ve Türkiye’ye getirip tedavi ediyor. Çünkü onların merkezi Türkiye liderleri de Erdoğan ve Bahçeli’dir. Bunu biz söylemiyoruz, Libya sorumluları ve onun dışındaki dünya liderleri söylüyor. Biz bu faşizme karşı mücadele ediyoruz. Biz sadece Kürtler için değil, Ortadoğu halkları ve insanlık için Türk faşizmine karşı mücadele ediyoruz.

Faşist Türk devleti her gün Kürtlerin kökünü kazımaktan bahsediyor. Bunu da tüm dünyanın gözleri önünde söylüyor. Tabi söylemekle kalmıyor, uyguluyorlar da. Bakur’da, Rojava’da, Başur’da Kürt kırımı yapıyor. Hakaretler ediyor. Kürtler artık bu göçertme, hakaret, işkence, katliamları ve talanı kabul edemez. Buna yaşam dememiz mümkün değildir. Herkes için geçerli olan kanunlar Kürtler için geçerli olmuyor. Eğer ki Kürtler varsa kaldı ki bazı İngiliz yetkililer, ‘biz Kürtlere borçluyuz, QSD’ye borçluyuz’ diyorlar. O zaman uluslararası yasalar herkes için geçerli oluyor da Kürtler için neden geçerli olmuyor. Kürtlerin katledilmesi karşısında görevlerini neden yerine getirmiyorlar. Bunları sormak bizim hakkımız” diye konuştu.

KİMSE TÜRK DEVLETİNİN OYUNLARINA GELMEMELİ

 Bayık, Kürtlerin onurlu ve şerefli bir halk olduğunu bu nedenle kendilerine yapılan zulmü kabul etmeyecekleri gibi direnişi daha fazla büyüteceklerini ifade ederek şu çağrıları yaptı: “Kürtler de hakaretleri, zulmü, katliamı kabul etmemelidir. Her şekilde karşı çıkmalı. Nerede bir şerefli Kürt varsa nerede olursa olsun her koşul altında faşizme ve katliamlara karşı mücadele etmeli. Leyla Güven öncülüğünde yürütülen bu direnişe sahip çıkmalı. Tüm Kürtler, demokratik özgürlükçü, sosyalist çevreler, insani değerlere bağlıyım diyenler bu eylemler etrafında toplanmalı. Her yerde Türk devlet faşizmine karşı durulursa başarılı olunabilir. Leyla Güven etrafında başlatılan bu eylemler ancak böyle başarıya ulaşır, tercidi kırar. Bu eylemler böylece insanlığa mal olur. Eylemciler de bu amaçlarını dile getirdiler ve çağrıları da bu temeldedir. ‘Herkes böyle mücadele etmeli’ diyorlar. ‘Tecridi kıralım ve faşizmi yıkalım’ diyorlar. ‘Bununla özgürlüğü, huzuru ve demokrasiyi inşa edebiliriz’ diyorlar. ‘Bu hedefi hayata geçirmek için her türlü bedeli göze aldık. Bizimle birlikte bu eylemeler geliştirilmeli, kimse faşist Türk devletinin oyunlarına gelmemeli’ diyorlar.

Bizde bunu böyle esas alıyoruz. Herkes de böyle görmeli. Biz üzerimize düşen tüm görevleri yerine getireceğiz. İmralı’daki tecridi kırmadan faşizmi yıkmadan durmayacağız. Bizim halkımız şerefli ve kerametli bir halktır. Asla onurunu ve kerametini Türk faşizminin ayakları altına almasına izin vermez. Direnişçilerini, şehitlerini, Önderliğini, değerlerini ve geleceğini sahiplenecektir.

Bir kez daha direnişçilerini saygılarımı ve selamlarımı sunuyor kutluyorum. Sizler Kürt halkı için, Ortadoğu halkları için ve tüm insanlık için tarihi bir görevi üstlendiniz. Bizler hep birlikte bu eylemi başarıya götüreceğiz.”anf

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

20 − 13 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla