Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Sabahattin Ali Olayı

Hüseyin Elçi

Aziz NESİN anlatıyor:
“1948 Mayıs’ının bir günü,
Evime gelen polis savcılıktan istendiğimi söyledi.
Gittim.
Savcı, bir paket içinden ince altın çerçeveli bir gözlük çıkardı.
Gözlüğün çerçevesi ve camları kırıktı.
-Bu gözlüğün kime ait olduğunu biliyor musunuz? dedi.
Hemen tanımıştım…
Sabahattin ALİ’nin gözlüğü…
İşin iç yüzünü anlayamadığım için,
Belki yanılabilirim diye,
-Bilmiyorum, dedim.
Savcı bu sefer paketten bir dolmakalem çıkardı.
-Bu dolmakalem kimin biliyor musunuz?
-Bilmiyorum.
Önce kana bulaşmış Puşkin’in Almanca bir kitabını,
Sonra yeşil mürekkeple yazılmış bir defter gösterdi.
El yazısını görünce,
-Bu yazı Sabahattin ALİ’nin, dedim.
-Hep yeşil mürekkep kullanırdı.
El yazısını da tanırım…
Savcı;
Açık kahverengi,
Damalı spor kumaştan,
Ceket ve golf pantolonunu gösterdi.
Elbise kan içindeydi.
Çok iyi bildiğim Sabahattin’in elbisesiydi.
-Sabahattin’in elbisesi, dedim.
Ağlamaya başladım…
Savcı ağladığımı görünce açıkladı:
-Bulgaristan sınırında köylüler bir ceset bulmuşlar,
Üstünden bunlar çıkmış.
Sabahattin ALİ’nin olduğu tahmin edildi.
Yakın arkadaşlarına eşyalarını gösterip soruyoruz…
-Bir cinayet mi? diye sordum.
-Henüz hiçbir şey bilmiyoruz, dedi.
-Başına odunla vurulup öldürüldüğü söyleniyor.
Tahkikatın selameti açısından,
Bundan kimseye söz açmamanızı rica ederim…”
Kimseye söz açmadı Aziz NESİN…
Yakın bir zamanda tüm Türkiye duydu ama…
Hatta tüm dünya…
2 Nisan 1948’di,
71 yıl önce bugün.
O kara gün…
Kendisini Bulgaristan’a kaçıracak rehberi,
Ali ERTEKİN itiraf etti öldürdüğünü…
Kızını ve eşini Halet ÇAMBEL’e emanet ederek,
31 Mart sabahı,
Bir süre önce satın alıp nakliye işi yaptığı kendi kamyonu
ve güya Bulgaristan’a kaçırmak için ona rehberlik edecek,
Ali ERTEKİN’le birlikte yola çıktılar.
Yanına sadece küçük bir çanta aldı ALİ.
Kırklareli’nde peynir alma bahanesiyle,
Kamyon şoförünü şehir merkezinde bırakarak,
Orman yoluna vurdular.
Sonra Sabahattin ALİ’den bir daha haber alınamadı.
Cesedini köylüler,
Kafası taşla ezilmiş bir şekilde buldular…
Sabahattin ALİ’yi öldürdüğünü itiraf eden,
Katil zanlısı Ali ERTEKİN,
Cinayeti milli duygularla işlediğini belirtti
ve kısa bir süre yattıktan sonra salıverildi…
Biraz daha uzun yaşasa,
Kim bilir ne eserler verecekti kuşkusuz…
“Aldırma Gönül”ün,
“Leylim Ley”in devrimci şairi;
“Kuyucaklı Yusuf”un,
“İçimizdeki Şeytan”ın,
“Kürk Mantolu Madonna”nın
ve daha birçok muazzam eserin yazarı, şairi…
Sabahattin ALİ,
Bugün öldü dostlar…
Katledildi…
Öldürüldü…
2 Nisan 1948’de…
“Bir gün kadrim bilinirse.
İsmim ağza alınırsa.
Yerim soran bulunursa.
Benim meskenim dağlardır dağlar…”
Seni düşündüğümüzde Usta,
Seni andığımızda,
Melânkoli alır başımızı,
Özleriz seni buram buram,
İçimizde hep bir sızı…
Biz sana yine vurgunuz be Usta…
Biz yine sana vurgunuz…
Ruhun şad olsun…
Saygıyla….

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Ara Balaban Hayaloglu diyor

    Sagol Varol Hüseyin Elci. Güzel yazmissin, Selahattin Aliye yakisir yazmissin

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

2 × 3 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla