Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Türkçe bilmeyen Kürdü asın!

MUTLAKA OKUYUN….

TÜRKÇE BİLMEYEN KÜRT’DE İDAM KARARI !

AHMET SÜREYYA ÖRGEEVREN’İN ANILARI …

CHP VE YÜZYILLIK İNKAR POLİTİKALARI …

KATLIYAMLAR, BENZERSİZ ACILAR, KİTLESEL GÖÇLER VE ÖLÜMLER …

BUGÜN “TC .” DENEN BU BARBAR DEVLET KÜRDİSTAN’DA ORANTISIZ BİR SAVAŞ SÜRDÜRÜYOR .

TÜM DÜNYA’NIN GÖZLERİ ÖNÜNDE BİR VAHŞET VE SOYKIRIM YAŞANIYOR …!

HİÇ KİMSE BUNA DA DUR DİYEMİYOR .!!!

KÜRTLERE YÖNELİK İNKAR VE İHMA POLİTİKASININ BAŞ MİMARLARINDAN CHP’NİN AKP ÜZERİNDEN İKİ YÜZLÜ POLİTİKALARINA SICAK BAKANLAR …

YILLARDIR
SAVAŞ- BARIŞ- SAVAŞ SARMALIN’DA BU
“KARDEŞ “LİK
SÖYLEMİYLE
” ÖLEN ÖLÜR, KALAN SAĞLAR BİZİMDİR ” DESTURUNA SARILANLAR …

KAÇAK DÖVÜŞMEYİ, FİRARLARI OYNAMAYA DEVAM EDENLER OLSA OLSA BU DEVLETİN YEDEKLEDİĞİ ÇEVRELER, ZAVALLI KİŞİLER VE KURUMLAR OLURLAR .!!!

OKUYALIM BU TARİH YAPRAKLARINI BİR KEZ DAHA…

MAHMUT UZUN

TÜRKÇE BİLMEYEN KÜRT’DE İDAM KARARI !

Ahmet Süreyya Örgeevren, 1926 da Şeyh Said olayından sonra Diyarbakır’da kurulan İstiklal Mahkemesinin Baş Savcısıydı. Bu mahkeme, bilindiği gibi verdiği seri idam kararlarıyla ünlüdür. Ahmet Süreyya Örgeevren, 1960’larda Dünya gazetesinde yayınlanan hatıratında, duruşmalar esnasında yaşanan ilginç ve trajik olaylara yer veriyor.”Bir gün mahkemeye karayağız, yiğit bir Kürt genci getirdiler. Hakimler sorguya çekti. Türkçe bilmediği anlaşılınca, hakimler danıştılar ve delikanlının idamına karar verdiler…”Mahkemenin idam gerekçesi dehşet vericidir: “Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekte hayır gelmeyeceğinden idamına…”

“Hemen o gece çocuğu götürüp astılar” diyor.Baş savcı, daha sonra bu olayın etkisinden kurtulamadığını anlatıyor: “Dağkapı’da Yalova adlı küçük bir otel vardı. Orada kalıyordum. Uyur uyumaz, o Türkçe bilmeyen çocuk rüyama girerek boğazıma sarıldı ve Türkçe, niye beni bıraktın beni idam ettirdin? diye tehdit etti. Sabaha kadar bu hal iki-üç kere tekrarladı. Deliye dönmüştüm…”Sabahleyin, mahkemeye gittim ve hakim arkadaşlara dedim ki, ‘Birader, Türkçe bilmeyenleri asarsak tüm-Diyarbakırlıları, hatta tüm doğuluları asmamız lazım. Biz buraya suçluları cezalandırmaya geldik.’ Rüyada başıma gelenleri onlara anlattım. Mazhar Müfit ve Öteki hakimler, ‘sen karışma, bu bizim işimizdir’ dediler. Bende savcılığımı ileri sürdüm, aramızda münakaşa ağız kavgasına kadar ilerledi. Ben ve onlar şifre ile durumu Ankara’ya bildirdik. Bir hafta sonra şu telgrafı aldım:”

Ahmet Süreyya Bey, Diyarbakır İstiklal Mahkemesi Baş Savcısı:”Gayemiz, Kürtlerin ve Kürtçülüğün kafasının ebediyyen ezilmesidir. Hakim arkadaşlarınla anlaş. Gözlerinden öperim.

TürkBaşvekil
İsmet İnönü

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

five + 10 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla