Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

AKP Eskiye Rahmet Okutuyor

Hasan DERE / Müslümanlar, yönetme hakkını tanrıya vermişlerdir. İradenin ve hükmün sahibi tanrıdır.
Eğer biri yönetecekse tanrı adına yöneteceği ön kabulü ile ilahi kabul edilir. Müslüman devletlerde idarecilerin kutsal ailelerden ve soyla gelmeleri bundandır. Şeyhin oğlu şeyh doğar! Dolayısıyla karşı gelinmez ve tenkit edilemezler!
TC Müslüman toplumu için Erdoğan seçilmiş ilahi bir yöneticidir, nokta! Saf olması, sakat olması, hasta olması, kültürsüz olması önem arz etmez!
Toplumda, İslami düşünce ve ahlak değişmedikçe bu kanı değişmez ve AKP iktidarının düşmesi mümkün değildir.
Diğer yandan yoğun ve güçlü bir itiraz olmadıkça iktidarın değişmesi zaten gerekmez.

Kim itiraz edecek?

Sık sık yazarım, TC toplumu bir haydutlar birliğidir.
Dünya haydutları bu coğrafyada ‘TÜRK’ adıyla devletleştiler. Onları Türklük havuzunda buluşturan şey İslamcı ganimet ve talan geleneğidir.
Her birinin özgün devleti bulunan Arnavut’u, Azeri’yi, Boşnak’ı, Çeçen’i, Gürcü’yü, Kazak’ı, Tatar’ı ‘Türk’ yapan, devlet eliyle yerel topluluklardan elde edilecek ganimetten alınacak paydır!
Dolayısıyla bu haydutların devletleştiği coğrafyayı oluşturan toplum ikiye ayrılır; talancı ‘Türk-İslam’dan (haydutlardan) yani ‘BİZDEN’ olanlar ile canı, namusu ve malı ganimet olarak alınacak ‘DİĞERİ’ (yerel halk) olarak ikiye bölünmüştür.

Bugünkü iktidarın “Bizden” ve “diğer” ayırımı muhalefete göre dürüstçedir; “Bizden” yani haydutluk havuzundan pay alanlar ile “diğer” yani malı mülkü talan edilecekler.

Muhalif partiler CHP, HDP, İYİP, SP vd. daha sahtekardırlar, çünkü haydutlar (Türk-Müslüman) safta durup iktidara her türlü desteği verdikleri halde muhalif rolü oynamaktadırlar.
Mevcut haydutlar DEMOKRASİ’si, paylaşımda eşitsizlik yaratsa da genel “Biz” paylaşımdan memnundur.
Genel memnuniyet gereği geniş bir demokrasi istenmez. Çünkü geniş bir demokrasi zorunlu olarak “diğeri”ni kapsamaya varır. Bu da “bizden” sayılanlar arasındaki payda azalmaya, dolayısıyla yeniçeri cenahında hoşnutsuzluklara, isyanlara sebep olur. “Nerede hoşafın yağı!”

Haydutlar Devletinin tüm kurumları ile elitler arasında bir mutabakat vardır. Her kalemşor, ekabir, elit sistemin idamesi için verdiği hizmet karılığında, zahmetsiz yaşama hakkı kapar…

Kurulu sisteme itiraz edenler “diğeri” kapsamına girer. Dolayısıyla onları denetim altında tutmak için gerekli tedbirler devlet kurumu kanalıyla alınır. Son STK’ları denetleme ve ordu silahlarının emniyet kuvvetlerinin kullanımına verilmesi yasalarının manası budur.

Adları ne olursa olsun siyasi partiler ,“bizden” olanlar tarafından kurulur. Diğerinin kurduğu ve kuracağı dernek, örgüt ve partiler sıkı denetim altına alınır. Gerektiğinde işlemez hale getirilir.

Bu coğrafyada “Diğeri” bulunduğu müddetçe demokrasi, “BİZ”ler için bir imtiyaz olarak kalacaktır.

Yerel halktan, Kürtler dışında güçlü bir direniş olmamasının suçu elitlerdedir. Çünkü elitler topluma gerçek bir adres göstermek yerine, dönüp dolanıp yıllarca denenmiş M Kemal’i işaret etmektedirler. Zavallı toplum, güncel olarak yaşanan (AKP) felaketinden kurtulmak için eskiye (Kemalizm) rahmet okur hale geliyor!

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    HDP ile birlikte derin devletin yönetimi altında sorunun ‘çözümünü’ uzun vadeye serpiştirilen imhada görmekteler. Bu politikada PKK/HDP sadece bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu aracı kullanan esas güç CHP’dir. Bu nedenle CHP, elindeki bu araçları kullanmaya devam ettiği sürece, yeni anayasayı yapma pek mümkün görünmüyor. Sadece bu kadar değil; CHP kabul etmediği sürece, Kandil’den Kürt halkına, özellikle de Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne yönelik estirilen terör ve imha politikasının tümden sona erdirilmesi kolay değildir. CHP son ana kadar PKK/HDP’yi en azından yan cepte tutma gayretini sürdürmekte. Buna rağmen Kandil tümüyle etkisiz hale getirilirse, İttihat Terakki anlayışının derin devlete önderliği sona ermiş olur. Şu anda devlet içinde iki eğilim arasında kıyasıya bir savaş var. Yeni anayasa tartışmaları bu kavganın sadece bir parçasıdır. Son dönemde Kemalizm’in tartışmaya açılması tesadüf olamaz. Derin devlet tarafının 1915-1938 arası süreçte kalmada ısrar etmesi, uzun vadeli olamayacağı anlamına gelmektedir.

    Bu yıllar arası (1915-1938) hem cirane u kirive min Ermeni ve benim gariban halkım asıldı, kesildi, vuruldu, tecavüz edildi ve sürüldü.

    CHP ve HDP bir İttihad ve Terakki hareketi.

    Almanya’da YeniÖzgürPolitika gazetesi ve tüm yazarları bir numaralı Koyu Irkçı ve Faşizan Gazetesi SÖZCÜ ile dostça ve koordineli çalışıyor!!!

    CHP ve HDP!!!

    HDP “Kürdleri ilaç gibi kullanacağız” diyen katmerli Hain,teslimiyetçi Karga ve Misto Kemal hayranı, Öcalan’ın İmralı Palas Otelinde kurduğu Parti.
    Amaç?
    Kürdleri Tatlıses ve Tunceli gibi yapmak-yani Mustafa Kemal Kılıçdaroğlu ve Mustafa Kemal Karasu gibi Romi Spi yapmak ve sonra serseriliştirmek!!!Kürdler ile oynamak.

    Urfa yöresi bir Muawiye tarlası-Tatlıses ve Öcalan oradan boşuna MİT tarafından seçilmedi!!!

    Öcalan’a iki demeç verdiler 1972 MİT şubesinde

    Bir:Barzani’ye yükleneceksin (Kürdün damarı)
    İki:Kürdin dini ile oynayacaksın ve Kürdleri bizim dinimize çevireceksin:yani sapık (Kemalistler ve Apocular için İslam dini sapık) İslam dininden Atatürk dinine.”

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

eight + one =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla