Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Bir 29 Ekim Yazısı

Hasan Dere / Bu yazı, teknik nedenlerle yanıtımı iletemediğim Ümit Akduman’a da yanıt olsun.

Adı geçen okurum 08.09.2008 tarihinde makalemi paylaşan antires.com sayfasına gayri ciddiye tenkitlerde bulunmuş. -Bu arada yazıyı rizgari.org’dan sayfasına taşıyan sayın Antires Mansur’a teşekkür ederim.-

Okuruma değer biçip yanıtlamak istiyorum. “Solun Kirliliği – Sağın Başarısı” başlıklı yazıma  isnaden “her şeyi kurtardığımı, emperyalizmin Kemalizm’le sorununu bildiğini, işgalin devam etmesiyle Kürtlerin geniş halklara kavuşamayacağını ve kimlerin emperyalizmle birlikte neler yaptığını da bildiği ve bizim aynaya bakmaz gerektiği tavsiyesi ile bitirmiş.”

İlkin desem ki, madem emperyalist bir işgal vardı, bu işgal nasıl kırıldı?
M Kemal emperyalizme, ünlü tabirle ‘yedi düvel’e karşı hangi cephede savaştı, tek örnek verebilir mi?


İkinci soru; M Kemal rejiminin ‘Türkiye’ diye isimlendirdiği coğrafyadaki tarih kalıtılar, buranın evvelki sahiplerinin, denize dökmekle övünülen Yunanlılar olduğunu işaret ederken, bölgenin Yunanlılarca işgal edildiğinden söz edilebilir mi? Tarihin, kendine ait olduğuna tanıklık ettiği bir bölgenin sahipleri tarafından işgali söz konusu olabilir mi? İşgal söz konusu ise, bölgenin yerli halkları mı yoksa dışarıdan, örneğin Orta Asya’dan gelenler mi yapmış olur?
Üçüncü soru;  yerli halklara karşı yürütülen savaşlara ne denir? Yunanlılar, Pontuslar, Kürtler bölgenin yerli halkı değil mi idiler? Değillerse neden onlar değil de ‘Türk’ denilenlerin Orta Asya’dan geldiğinden söz ediliyor?


Dördüncü soru; dünya savaşında  Osmanlının ele geçirdiği toprakları yenilgiden sonra ‘Anadolu’ da dahil İngiliz, Fransız ve İtalyan Emperyalist ülkeleri işgal ettiler. Gerçek bu! M Kemal’in bu ülkelerle tek bir savaşı var mı ki ‘Kurtuluş’ söz konusu olsun?

Yunanlılar, Kürtler bölgenin yerli halklarıdır. M Kemal doğuda Kürtlere karşı, batıda Yunanlılara karı savaşmıştır, iki toplum da bölgenin sahibi halklardır. Tarihi kalıntılar da buna tanıklık ediyor.
Daha işgal başlamadan, İttihat ve Terakki (İT) Partisinin Osmanlıyı dünya savaşına sokması neticesinde 1915’teki Gelibolu (Çanakkale) Savaşı ile karıştırılmasa, emperyalizme karşı M Kemal ve kuvvetleri tarafından sıkılmış tek mermi yoktur. Tek bir çatışma gösterilemez!

Karıştırılmasa çünkü ‘Kurtuluş Savaşı’ tabiri, M Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışla başlayan ve 1923’te devletin şeklinin (Cumhuriyet) ilanıyla noktalanan süreci kasteder! Yani Çanakkale savaşından 4 yıl sonra başlayan bir dönemdir.

İkinci sorunun yanıtı: İstanbul, Eğe, Orta Anadolu Kürt sınırı olan Sivas’a kadar Yunan ülkesi idi. Yunanlılar buranın sahibi idiler, zaten bu bölgedeki tüm alanlar ile şehirlerin adları da bu nedenle Yunanca idi. Örnek: Trakya, Konstantinopolis, Smirna, Pondus, Kapadokya, Efes vb. Bu nedenle Yunanlıların İzmir işgali zorlama ve uydurma bir iddiadır.

Üçüncü yanıt: Yerli halklara karşı sürdürülen savaşlara ‘Kurtuluş savaşı’ değil ‘İşgal’ denir. Dolayısıyla M Kemal İngiliz işgal Kuvvetleri komutanı ile anlaşmış, desteğini, para ve silah olarak almış, bölgeyi onlar adına yönetmek üzere yeniden işgal etmiştir. Buna itiraz eden Yunan ve Kürt güçlerini de emperyalistlerin desteğiyle ezmişlerdir.
Uydurmanın aksine, eğer gerçekten Yunanlılar veya Kürtlerin arkasında İngilizler olsaydı, şimdi TC diye bir devlet olmazdı. Ordusu dağıtılmış silahlarına el konulmuş Osmanlı artıklarının dünya savaşı galibi devletlerin desteğini sağlamış bir kuvveti yenmeleri imkansızdı. Realite devlet elitlerinin iddialarının tersidir.

Dördüncü sorunun yanıtı; halifeliğin kaldırılması karşılığında bu coğrafya M Kemal’e bırakılacağı vaadi üzerine, Kürtler ve Yunanlılar ezildikten sonra anlaşma gereği, emperyalistlere tek kurşun sıkmadan Emperyalist işgal sonlandırıldı.
Ahmaklaştırılmış Müslüman TC halklarına da bu işbirliği ‘diplomatik başarı’ diye yutturuldu.

Hasan Dere

29.10.2020

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Italya halen 1930 yıllarındaki Ceza Kanunlarını uyguluyor.
    Kim vardı o zaman İtalya’da?

    Benito Mussolini

    O kimdi???

    Koyu Faşist!!!

    Peki Lozan’da patronu (İngiltere) ile anlaşan Kemalist Cumhuriyeti Ceza Kanunlarını kimden aldı ve kopyaladı???

    İtalya’dan!

    Sonunu herkes kendisi çıkartsın.

    Sabah akşam zurna ve Ayyaş olan İngiliz Mustafa Kemal Lozan’a kimi gönderdi, ki kendisi deşifre olmasın?
    Yugoslav muhaciri Sağır İsmet ( onu Türk zannediyorlardı,ki tek bir Türk yoktu bu Selanik Kasap kadrosunda) ve asıl fitne fesat ve Rakı masasında Mustafa Kemal dostu:
    Manisa doğumlu Hahambaşı koyu İslam ve Osmanlı (72 halklar diyarı) düşmanı:
    Hahambaşı Hayim Nahum!!!

    Kemalizm İttihad ve Terakki’nin yedek külübesi!

    Selanik’de kuruldu!!!

    Amaç???

    Osmanlıyı yıkmak ve sonra kasıp kavurmak.

    Ermenileri katlettik, Rumları sürdük ve Kürdlerden burada kimse bahsetmiyor.Ha ha ha hi hi hi!!!”
    Sağır Slaw İsmet İnönü (Lozan)

    Ha ha ha hi hi hi sırıtmayı Katmerli Hain Öcalan İsmet İnönü’den çaldı!!!

    Kısacası:

    TC İngilizlerin kurduğu bir Cumhuriyet!
    Fakat taşeron olmadan mümkün değildi!
    Taşeron Selanik’de bulundu!!!

    Geçen Erdoğan haklı olarak Katolik Faşist Fransa’ya meydan okudu.
    Faşizm bizde yoktur, sizde var” misali.

    Erdoğan kurnaz lider.Boş konuşmaz!

    Fransa cevap veremedi.Niye?

    Çünkü cevapı böyle olmalıydı:

    “Doğru, biz de Faşizm vardı (aslında halen var), fakat sizin Kemalizm koyu Faşizm değil mi?”

    Dünyada hiçbir Cumhuriyet hakiki Demokrat bir Cumhuriyet değil.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

one × four =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla