Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

CHP mi Adalet Arıyor !

CHP istanbul milletvekili Enis Berberoğlu tutuklanınca,CHP bütün illerde adalet yürüyüşü başlattı.
Adalet arıyor. Kılıçdaroğlu,si gerekirse,  “Adalet herkese lazımdır. Adalet için bir bedel ödenme  bu bedeli ödemeye hazırım” diyor.

Kılıçdaroğlu hala anlamamış, Adalet için bugüne kadar bedel ödeyen, Kürteler, Ermeniler, Rumlar, komünistler, 1970 sonrası da demokrasi güçleri, kürdistan halkıdır, dün CHP bugünde AKP diktatörlüğüne karşı adaleti savunup bedel ödediler.

Adaletin sahipleri bedel ödeyen bu güçlerdir. AKP ve CHP ancak adaletsizliğin temsilcisi olabilirler. HDP melitvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklanırken, miletvekillikleri düşürüp ceza verirken, Kılıçdaroğla ve CHP parmak kaldırıp onaylarken bu gün işin ucu kendilerine dokununca adalet diye bağırmaya başladılar.

Bunlar, adaleti kendileri için isteyen adaletsizlerdir.

Adalet diye bağıran CHP nin kısa adaletsiz tarihine bakalım. 1923, İstanbul hükümetine karşı darbe, 1926 Kürtlere, sosyalistlere, Muhaliflere, Terakiperver fırkasına karşı darbe, 1931 serbest fırkaya karşı darbe, 1960 DP ye karşı darbe ve istiklal mahkelerinin bütün bu darbelerde birer terör örgütleri olarak hukuksuzluğunu savunan, adaletsizliklerinin mirasçısı, kemalizmi klavuz edinen, putları yaratan ve tapan, kemalist diktatörlüğün, faşizmin, sömürgeciliğin bekçiliğini yapan CHP nasıl bir adalet arıyor ki.

CHP nin savunuculuğunu yaptığı adalete iki örnek verelim. Orfeas müzük derneğinin üyesi Yorgo Yelkencioğlunun rumca türküleri toplumda büyük beğeni kazanıyordu. İstiklal mahkemeleri Türk adaleti adına Yorgo’yu tutuklayıp idam kararını verir. Yorgo idam sephasına çıkarılırken, “ben ne yaptım ki, beni idam ediyorsunuz” diye sorar. İstiklal mahkemesinin infazcı hakimi “sen Rumları Türklüğe karşı kışkırtıyorsun ve seni türk adaleti adına idam ediyoruz” deyinci Yorga “AŞK OLSUN SİZİN ADALETİNİZE” der ve idam edilir.

1926 da, Kürt isyanını bahane eden M. Kemal, MAH üyesi (bugünkü MİT) Sarı efe Edip’i kullanarak bir darbe hazırlar. M.Kamal diktatörlüğüne açıktan muhalefet eden Ziya Hurşit ile ilişki kuran sarı efe Edip’in kışkırtması ile izmir suikastı hazırlanır. Ziya Hurşit ve arkadaşları suçüstü yakalanır istiklal mahkemesinde idama mahkum edilirler.

Bunu fırsat bilen M.Kemal, bütün muhalifleri, enverci itihatçıları, terakiperver fırkasının yöneticilerini de tutuklayıp diktörlüğü ilan eder. 23 haziranda idam kararı verilenler arasında olan Rizeli laz İsmail, Kazım karabekir, Ali Fuad Cebesoy, Cafer tayyar gib “kurtuluş savaşının” ünlü generallerinin tutulduğu hücreye konur. Laz İsmal’e verilen idam kararını duyan generaller korkuya kapılıp avukat ve adalet isterler. Laz İsmail söyle der: “Karabekir, biz bu Put’a ve  onun adaletsizliğine karşı savaşırken, en çok sen bizim idamımızı istiyordun. Şimdi mi aklın başına geldi. Çünkü Adaletsizliğin ucu sana dokundu, incitti mi cicim” der.

Bu gün bu adaletsizliğin mirasçılığını, bekçiliğin ve sözcülüğünü yapan CHP ye de bu sözleri hatırlatıyoruz. Adaletsizliğin ucu size dokununca mı adalet aklınıza geldi.? Türk adaleti, geçmişte kışla, bugünde cami kökenlidir. Biz Kürtler bu adaletsizliği kabul etmedik ve etmeyeceğiz.

RTE diktatörlüğüne karşı bizler mücadele ederken, bize karşı AKP ile ittifak kuran CHP’nin adalet isteme hakkını çoktan yitirdi. Artık çok geç.
Kurtuluşun tek yolu, adalet için İstanbul’a değil, Diyarbakır Hakkari, Dersim’e yürümektir. AKP adaleti ile değil, Kürdistan halkının çağdaş adaleti ile ittifak yapılmalı ve adalet, orada aranmalıdır.. Adalet ve onun sahipleri bu uğurda bedel ödsyenlerdir. Kılıçdaroğlu bedel ödemeye hazırsa başvuracağı yer bellidir.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

17 − 6 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla