Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

DOĞA VE BİZ !!

DOĞA VE BİZ
Doğa, baştan sona kendini yenilerken, keşke biz insanlarda kendimizi yenileyebilseydik.

Doğa, sürekli yenilikler içindedir. İnsanlarda öyle. Aslında doğada var olan bütün canlılar değişim ve gelişim denklemi ile sürekli kendini yeniler. Bundan dolayı diyoruz ki doğa ve insan yaşamı bir bütünsellik arz eder.

Doğa ve insan yaşamı bir bütündür.
Bu bütünün fonksiyonlarından hangisini eksik bırakırsak, yaşamın o yönünü ezip öldürmüş oluruz.

Evet dedik ki doğa kendini yeniler! Yılın dört mevsimini sırasıyla bize yaşatır. Her mevsimin içinde gizli yaşam sırları vardır. İlkbaharda; doğa bir uyanış içerisindedir. Kucağında barındırdığı canlı, cansız varlıkları, yıl boyunca korumak için amansız bir yenilik mücadelesine girişir. Toprak birçok meyve ağaçlarına, sayısız sebze meyve çeşitlerine gebe kalır. Hava oksijeni ile güneşin sıcacık kucaklaşmasıyla kâinatı varlıklarıyla, anne edasında sarar sarmalar.

Yaz; ilkbaharın hazırlıklarını olgunlaştırır ve aynı hiyeyarşı içerisinde canlılara sunar. Sonbahar; giden iki mevsimin mirasını alır ve seslenir canlılara! Buyurun kendinizi kışa hazırlayın der gibi bütün olgunlaşan nimetleri, bağrında yaşayanlara takdim eder.

Kış, evet kış mevsimi; Bağırır de haydı, üç mevsim boyunca size hizmet etti doğanız. Şimdi yoruldu, artık dinlenme ve çekilme zamanı geldi ki yine size aynı hizmetleri verebilsin diye o derin kış uykusuna mutlak ihtiyaç duyuyor.

Sizce de böyle değil mi dostlar evet Tamda böyledir!
Peki, biz doğanın kıymetini ne kadar biliyoruz, Biz ne kadar koruyoruz bu eşsiz tabiatı?

Biz ne kadar sahip çıkabiliyoruz üzerinde yaşadığımız şu yeryüzünü?

Yukarıda dediğim gibi, doğa tüm güzelliklerini bize tereddütsüz olanaklarını sunarken, biz maalesef hiçbir zaman gerekli dikkat ve hassasiyeti gösteremiyoruz.

Dünyada ve özelikle bölgemizde hüküm süren amaçsız ve kirli savaşların insana verdiği zararın aynısını doğa ve diğer canlı varlıklara verdiği bilinmektedir.

Yıl boyu yaşadığımız kişisel sorunlar, memleket meseleleri, çalışma alanlarında harcadığımız performansın yarattığı yorgunluk ve stresi, bir nebzede olsa üzerimizden atabilmek için, zaman, zaman bulunduğumuz ortamdan soluk alabileceğimiz açık alanlara gitmeyi tercih ederiz. Piknik alanları dediğimiz bu açık alanların (Deniz, göl , bahçe ve nehir gibi) kıyılarını öylesine hor ve kirli kullanıyoruz ki oralarda oluşturduğumuz atıklar, çöp deryası halini alıyor.

Bilim adamları; sirkeli su ile genel temizliğimizi önerirken, vücut temizliğimizi de kil ile sağlıklı bir şekilde yapabileceğimizi vurgulamalarına rağmen, biz ise ne kadar kimyasal temizlik malzemesi varsa, evlerimize dolduruyoruz.

Bu malzemeleri giderler aracılığıyla ne yazık ki toprak anamıza yutturuyoruz. Bu davranışımızla hem kendimize hem de doğamıza en büyük zararı vermiş bulunuyoruz. Eh kendi ellerimizle doğayı kendimize amansız düşman olarak saldırtıp kendi cehennemimizi kendimiz yaratmış oluyoruz!

Evet, insanlarda kendini yeniler dedik! Diyoruz da, günümüz dünyasında ihtiyaç duyduğumuz, doğarken insan olma vasfıyla var olan haklarımız kullanmak, kullanabilmek için uğraşmamız gerekirken, ne yazık ki tersi istikamette yol alıp gidiyoruz. Sistemlerin kendi çıkarları doğrultusunda oluşturdukları zihniyeti topluma empoze etme politikaları, biz insanlar üzerinde çok etkili oluyor. Kendi mantık ve düşüncelerimizden uzaklaşıp bu suni düşüncelerin esiri olup, serseri mayınlar gibi ulu orta dolaşıp duruyoruz.

Oysa kişi, kendi iradesini doğru kullandığında! Başaramayacağı ve üstesinden gelemeyeceği bir problemi olamayacağı bilinmektedir. Bu kişiler sürekli yeni gelişmeler içerisinde olduğu gibi, kendisi ve çevresi için yenilikler içerisinde bulunmaları gerekmektedir diyoruz.

Yanı canlar!

Demem o ki biz yaşam sürdüğümüz çevremizle bir bütünlük içerisindeyiz. Bu bütünlükle sağlıklı, verimli, temiz ve uzun yaşamak istiyorsak, nasıl ki yıl belli kurallar içerisinde bütün güzellik ve nimetlerini bizlere sunuyorsa, bizlerde aynı anlayış içerisinde çevremize, doğamıza yaşam alanlarımıza sahip çıkmak zorundayız. Aksi durumda yarın çok derin,çözülmesi güç problemlerle uğraşıp duracağımızı bilmenizi istiyoruz

Her gün yeni şeyler kefş etme, kendimizi daha ileriye, doğruya, güzelliklere taşımamız arzusuyla saygılarımla. 14.03.201 Van Aynur.Engin

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

three × one =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla