Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Geçici ve Taktiksel Ayıbı

Ömer özmen / Şöyle diyor ABD dişişleri bakan yardımcısı: “Bizim PYD ile ilişkilerimiz, geçici ve taktikseldir.” Kürt milleti için, coğrafi temele dayalı herhangi bir statu talebi olmadan savaşan PKK/PYD için, yukarıdaki sözler, savaşa sürülen Kürt gençleri açısından çok dramatik bir durumu ifade ediyor.

Dramatik olduğu kadar, Kürtler için onur kırıcıdır. Çünkü; Dünya nın süper gücü olan ABD yetkilisi, PYD nin cayabileceğinden herhangi bir kaygı duymadan ve PYD yetkililerinin gözünün içine baka baka bu sözleri sarf ediyor.

ABD dışişleri bakan yardımcısı, PKK/PYD nin, savaşı bir araç olarak değil bir amaç haline getirdiğinden emindir. Kürt gençleri, bir Arap Kenti olan Rakka nın kurtarılması için ölüme sürülüyor.

Yani; ABD yetkilisi açıkça stratejik mutefikleri olan Türkiye Cumhuriyeti devletine diyor ki; “Kaygılanmanıza gerek yok. Rakka kurtarıldıktan sonra, bizim PYD ile savaş ortaklığımız bitecektir. Biz taktik yapıyoruz.”

Oysa Suriye krizinin başladığı dönemde sayın Barzani nin öncülüğünde Erbil de 11 Kürt örgütü arasında bir mutabakat imzalanmıştı. 9-10 Ekim 2012 tarihinde PYD nin de içinde olduğu Suriye Kürt Ulusal Konseyi kurulmuştu. 7 maddelik olan bu mutabakat; Suriye de Kürt halkının kendi geleceğini tayin hakkı talebini içeriyordu.

Milli talepler üzerinde konsenssus sağlanmıştı. Demokratik temsile dayandığı için Uluslararası meşruiyete sahipti. Terörizm imajından uzaktı. Bölge sömürgeci devletlerinin baskılarını boşa çıkarabilecek bir konuma sahipti. Uluslararası ve bölge politikasına yön veren batılı devletlerin desteğini alması kuvvetle muhtemeldi.

PKK/PYD yetkilileri, bağımlı bulundukları İran ve Suriye rejimlerinin istemlerine uygun olarak Erbil mutabakatını sabote ettiler. Milli taleplerden vazgeçtiler. Kürt halkının uluslararası hukuktan kaynaklanan kendi geleceğini tayin hakkı için değil, “Orta doğuyu demokratikleştirme” gibi hayali gerekçeler uydurarak mazlum Kürt halkını, içinden çıkılmayacak maceralara sürüklediler. Amaçsız olan bu savaşın sonucu olarak Kuzey Kürdistanda olduğu gibi Güney batı Kürdistanın da demografik dengesini bozdular.

Kürt gençlerini, savaş malzemesi yaptılar. Savaşı, bir mucadele aracı olarak değil, kendi varlıklarını sürdürmek için bir amaç haline getirdiler. Dolayısıyla ABD yetkilileri de doğal olatrak bu hazır savaş potansiyelinden yararlanacaktır.

dunyanın gözlerinin içine baka baka “PYD ile ilişkilerimiz geçici ve taktikseldir” açıklamasını yapmkatan bir sakınca duymuyor. Peki sormak gerekir: Şayet Güney batı Kürdistandaki mucadeleye ; PKK/PYD nin Stalinist kontrolü değil de Erbil mutabakatı damgasını vurmuş olsaydı ABD ve koalisyon güçlerinin yaklaşımı böyle mi olacaktı?

11 Örgütten oluşmuş, çoğulcu ve demokratik temsile dayalı,Güney Kürdistanın desteğine sahip olan Suriye Kürt Yüksek Konseyi ile ABD nin ilişkileri “geçici ve taktiksel mi ” yoksa staratejik mi olacaktı?  Bu hayati soruları, başta PKK/PYD tabanı olmak üzere her Kürt yurtseveri ve siyasetçisi kendisine sormalıdır.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

four + 10 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla