Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

İslam Emperyalizmin Kürdistan İşgali ve Kudüs Çıkmazı !

İslam emperyalizmin işgali, zulmü altında ölüm kalım savaşını veren Kürdler, Kudüs’ü başkent ilan eden İsrail’e karşı değildir. Fransa coğafyası büyüklüğünde topraklara ve 50 milyonu aşkın nüfusa sahip Kürdistan kimin işgali altındaysa ona karşı mücadele eder. Şeref, iman sahibi Kürdler, yedi ecdadlarına kadar Türk, Fars, Arap devletleri tarafından katledilmişler. İsrail’i ne hakla protesto etsinler? Kaldı ki Kudüs şehiri tarihsel, coğrafik ve nüfus yapısıyla Yahudi halkının 3 bin yıllık tarihi bir kentidir. Birden çok dini, (Yahudilik, Hıristiyanlık, Müslüman’lığı) sembolize etmesi, tarihini ve coğrafik yapısını belirlemez. 800 bin nüfusun büyük çoğunluğu Yahudi’dir. İsrail halkı isterse Kudüs’ü başkent yapar, isterse son kent yapar kime ne? Üstelik 22 Arap devleti dururken Doğu Kudüs’ün başkent tayin edilmesi TC’yemi düştü? Anlaşılan o ki bu çatlak, İsrail’i devletsiz, savunmasız Kürdlerle karıştırmış.

Kısaca özetlemek gerekirse; Kudüs’ün tarihi, milattan önce 2000’lere kadar uzanır. Tarihi boyunca iki kez yok olmanın eşiğine gelir. Kudüs şehiri, 23 işgale, 52 saldırıya tanıklık eder.” İslam, Hıristiyan ve Yahudi dinleri için kabul gören,(Ağlama Duvarı, Kutsal Mezar Kilisesi, Mescid-i Aksa ve Kubbet-us-Sahra) gibi  yapılara sahiptir. İsa’nın burada çarmıha gerildiği rivayet edilen Kudüs, kutsal bir Yahudi kentidir. İsrail Kralı Davut, Milattan önce 10. Yüzyılda Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti olarak inşa etti ve oğlu Kral Süleyman, ilk tapınağı şehirin içinde kurdu. İnsanlığa büyük hizmetler veren, çok değerli bilim insanları yetiştiren Yahudiler; Kürdler, Ermeniler, Asuriler gibi ağır katliam ve jenosidlerden geçirilmiş kadim bir Millettir. 1948 Arap-İsrail Savaşında, Batı Kudüs, İsrail tarafından ele geçirilirken, Doğu Kudüs Ürdün tarafından ele geçirilir. İsrail, 19 yıl sonra 1967 yılındaki Altı-Gün Savaşı esnasında Doğu Kudüs’ü ele geçirir.

Filistin meselesi ise Filistinlilerin dışında bütün teokratik, gerici, çağ dışı rejimlerin elinde kirli amaçlar için kullanılan bir politika malzemesi olmuştur. Başta Arap devletleri olmak üzere bir bütün olarak islam alemini din ırkçılığıyla İsrail’e kışkırtan İran, Türkiye, Suriye, Irak vb. İşgalci, istilacı, katliamcı rejimler çağ dışı din savaşlarını canlı tutarak monarşik rejimlerini yaygınlaştırma amacındalar. Lübnan, Filistin sahası İran, Suriye, Katar,Türkiye gibi devletlerin paramiliter güçlerle denetlediği uluslararası terörün ihraç edildiği bir bölge boyutunu almıştır.

Şu sıralar Kudüs provokasyonun başını çeken Türkiye ve İran devletlerin karın ağrısı biliniyor. Özellikle Erdoğan hükümeti Katar’la birlikte islamcı terör örgütlerini direkt finanse etmesi, illegal altın ticareti, kara para aklaması ve ABD’deki Zarrab dosyasını sümen altı etmek ve monarşik rejimini sürdürmek için Kudüs meselesine sarılmıştır. Uçsuz, bucaksız topraklara ve 22 devlete sahip Arapların Kudüs meselesi yoktur. Erdoğan hükümeti, Kudüs meselesini sivilize olmamış islam teolojisiyle İsrail, Arap savaşına oynuyor. Kürdistan’ın işgali üzerinde oturan Türkiye, İran devletleri bu barbar öldürücü rejimleriyle kimi inandırabilirler?

Eger inandırıcı olmak istiyorsanız önce 50 milyonu aşkın Kürd halkının haklarına saygılı olun, işgalci ordunuzu Kürdistan’da çekin, yakamızdan düşün, defolun. Anti demokratik teolojik poltikalarla yöneten muhalefete söz hakkı tanımayan Türkiye İran devletleri sorunlu rejimlerdir. Irak ve Suriye bu iki devletin hakimiyet savaşıyla harabeye çevrildi. Hizbullah, Hammas, Haşdi Şabi, IŞİD, Fatih el Şam (El Nusra) Öso  gibi paramiliter güçler bu istikrarsızlıktan türedi.Yüz yıldır Kürdleri şiddetle yöneten, baskı ve katliamlarda sınır tanımayan İran,Türkiye, Irak ve Suriye yöneticileri hangi yüzle Kudüs’ü sahipleniyorlar?

”Hamd olsun bir haftada bin Kürd (terörist) öldürdük” diyen Türk cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 11 ayda 105 Kürdü idam eden binlercesini infaz eden İran devletinden daha barbar bir rejim varmıdır? Daha dün Sur, Cizre, Şırnak ve ondan fazla Kürd yerleşimlerini karada, havada bombalayan Ankara hükümeti, Rusya’nın kanatları arasına sığınarak işlediği insanlık suçunu, islamist terör çeteleriyle işbirliğini, kirli Zarrab dosyasını, illegal altın ticaretini ve kara para dolandırıcılığını hasıraltı edemez. Şu sıralar Kudüs manipulasyonuyla cahil Kürdleri sürülerine takviye etmek, İsrail’e saldırtmak için para dağıtmakta dahil her yolu denediklerini ve Kürdlerin ruhunu, sokağını kirletiklerini biliyoruz. Kürdler tarihsel düşmanlarını tanıması için fazla zeki olması gerekmiyor artık. Hergün kimin tehdit ettiği, hapsettiği ve öldürdüğü ortadadır. Aklını, onurunu ve kişiliğini Kürd düşmanlarına kiraya vermiş bazı Kürdler, sadece Kürdlükten değil insanlıktan kopmuştur.

Bütün dünya görüyorki, islamcı bölge devletleri diktatörlükten, demokrasi dışı yönetmede birbirlerini aratmıyorlar. Bütün bir islam coğrafyası kan revan içinde bir can pazarıdır.Yoksulluk, kölelik, istikrarsızlık ve savaş çoğaltamaktan başka bir özellikleri bulunmuyor. Farklı inançların sığınabileceği, demokrasiyle yöneten bir tek islam devleti yoktur. Ağızlarını tehditle açan öldürmekle kapatan bu din tücarları bir asırdır Kürdistan’ı işgal politikasıyla yönetiyorlar. Hayret ediyorum bunlar nasıl bir din ve Allah’a inanıyorlar? Gerçekten dine, Allahın varlığına inansaydım. Beni bu müslümanlardan kurtarması için Allah’a seslenecektim. Müslümanlara inansaydım beni bu Allahtan kurtarmalarını istiyecektim. O nedenle bu tip müslümanların Allah’ıda kendileri gibi zalim ve riyakârdır.

Kürdistan Bağımsızlık Referandumu, bölgenin bütün islamcı devletlerini nasıl Kürd düşmanlığında birleştirdiğini son bir kez daha korkunç bir işgal kuşatmasıyla yaşadık. Bu islamcı faşist rejimlerden Irak ve Suriye tek ayak üzerinde yaşatılıyor. Yıkılacak bu rejimlerin yerine neyin konulacağı pazarlığı devam ediyor. Astana ve Cenevre konferansaları bu pazarlığın buluşmaları oluyor. Din ticareti yapan Türk ve İran devletlerin Suriye kapışması İran lehine evrildi. Batı emperyal güçleri Kerkük, Kürdistan isgalini tolere etti. TC’nin Kürd düşmanlığı kullanılarak Esad’lı politikaya mecbur bırakıldı.

Batı Kürdistan’ı işgalcilerden, islamist terör çetelerinden temizleyen Kürd halkı ve direniş küvvetleri YPG, SDG, Rakka gibi Arap ve Kürdlerin yaşadığı şehirleri kurtarmalarına rağmen halen uluslararası konferanslarda temsil hakkı bulamıyorlar. Rusya, ABD, İngiltere ve AB, ortadoğu rekabetlerinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletlerini Kürdlere karşı kullanıyorlar. Aynı devletlere karşı ise Kürdistan ulusal meselesi çözümsüz bırakılarak kullanılıyor. 50 milyonu aşkın Kürd toplumun; Türk, Fars, Araplar tarafından yönetilmesi ağır bir trajedidir. Kürd Milleti 25 Eylül 2017’de  %93 halk oylmasıyla bağımsızlığına evet dedi.

Toplumsal kurtuluşunu, geleceğini devlet kurma yönünde belirledi. İslamist terör örgütlerine karşı mücadelede Kürdlerle birlikte davranan dünya devletleri Kürdlere özgürlük, bağımısızlık mücadelelerine karşı çıkmama ve haklarına saygılı olduklarını defalarca belirtiler. Ama Kürdistan Federe Bölgesinde gerçekleşen, %93 Bağımısızlık halk oylamasında bilinen politikalarını retorik ettiler. ABD, AB, İngiltere ve Rusya’nın üç maymunu oynamasıyla tehlikeli düşman diye tanımlanan İran’ın yayılmasına yol verdiler. 16 Ekim’de Kerkük, Kürdistan işgaline, trajedisine sesiz kaldılar. Emperyal devletler yüz yıllık Kürd politikalarını tekrar ediyorlar.

ABD 1975 yılında Kürtlere ihanet etti. Bu kirli politiksını defarlarca tekrarladı. Rusya sosyalist kimliği adı altında 1946 yılında Mahabat Kürd Cumhuriyetine karşı aynı ihaneti yaptı. Günümüzde Putin, Dışişleri bakanı Sergey Lavrov yönetimi, TC’nin Batı Kürdistan işgaline yol verdi. Donald Trump yönetimi, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve özel temsilci Brett McGurk ve İngiltere yönetimi, Dışişleri Bakanı Boris Johnson’un katkılarıyla bir kez daha Kürtlere ihanet ettiler. Son olarak Kudüs meselesinde ekonomik çıkarlarına göre davranan Küresel güçler, bölgenin jeopolitik iklimine göre tavır geliştireceğe benziyorlar. Medkobal@hotmail.fr

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

5 − four =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla