Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

İşte o ”Nasıl” ın Cevabıdır

Süleyman Güney // Diyarbakırda CİGERXWİN kültür merkezinin üstüne Arapça bir yazı yerleştirilmiş.
Yine bir İmam Hatip Lisesinin duvarlarına bir takım Arapça yazılar yazılmış.
Park ormanı Siverek yolu girişindeki Giriş Kapsına Arapça bir yazı yazılmış.
Ne Türklerin nede Kürdlerin anlamadığı o kargacık burgacık Arapça yazılarının mimarlarının içlerindeki taşıdıkları özlem ne olabilir ?
Bir ara TBMM de bazı milletvekilleri de önlerindeki kağıtlara Arapça yazılar yazarak kameraya poz verirken,aynen bu günküler gibi mesaj verme derdinde idiler.
Ülkenin çoğunluklarından birinin temsilcileri olarak TBMM sine giren Kürd milletvekilleri,kürsüde Kürdçe konuştuklarında,TBMM zabıtlarına ”Anlaşılmayan bir dilde konuştu ” diye kayıt düşüldü.
Bu Arapça sevdasının,bu Arap kültürüne adapte olma hevesinin altında yatan duygu birilerinin kendini İslam Halifesi görme hayalinin bir özlemi olsa gerek.
Bizim ve bizim gibi Türklerin anlamadığı bir dilde ısrarla dayatmacı olmak ”Benimki bu..yeseniz de yemeseniz de..” kabadayılığının dışa vurumu değil midir.?
Son yıllarda PKK nin şehirlerde marjinalleşmesi sonucu,hükumet eliyle İslami dernekler,İslami partiler,İslami yardım kuruluşları,İslami sohbetler konulu konferanslar hızla çoğalmaya başladı.
Diyarbakır’ın orta yerine Osmanlı Partisi levhasının konulması Kürdlere yönelik başlı başına bir meydan okumadır.
Onların bütün örgütlenmelerine sınırsız bir imkan sunulurken,Kürd partilerinin bir basın açıklamasına ya yüzlerce polis,zırhlı araç,Toma v.b güçler ile engellenmeye kalkışılmakta yada Valilikçe hiç izin verilmemektedir.
Sistemden beslenen bazı solcu bozuntularının bu gibi durumları DEMOKRASİ çerçevesinde değerlendirmeleri de,toplumun çivisinin ne kadar çok çıktığını göstermektedir.
İslam dünyasındaki kaos ve şiddet olaylarının zeminini oluşturan bu gibi kuruluşlar acaba ülke insanına bu güne kadar ne kazandırdı diye hesabını yapan yok.
Çünkü bu cephede kendine benzemeyen her kim olursa olsun ”Kafir,düşman ve Gavur ” olarak adlandırılmaktadır.
1990 ların Hizb-i Kontra saldırılarının altında yatan gerekçeler bunlardı.
Arapların bu ülkede hiç bir ulusal talebi olmamasına rağmen Hükumet eli ile zaten Arap Kültürünün topluma yerleştirilmeye çalışılması hem Türk hem de Kürd toplumunu dejenere etmektedir.
Türk toplumu ne der bilemem ama biz Kürdlerin bunları dikkate alarak bu tür faaliyetleri boşa çıkarmamız lazım.
Ama nasıl ?
İşte o ”Nasıl” ın cevabıdır asıl beni tedirgin eden.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

11 + five =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla