Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Kamuoyuna

UYAP TAKİ; “YARGI REFORMU STRATEJİSİ VE ADALET BAKANLIĞI STRATEJİK PLANI GÖRÜŞ VE ÖNERİ FORMU” İÇİNDEKİ SORULARA VERDİĞİM YANITLARI ADALET BAKANLIĞINA GÖNDERDİĞİMDEN, KAMUOYUNA DA DEKLERE EDİYORUM

AV. MEDENİ AYHAN

1. ADALETE GÜVENİN ARTIRILMASI
Yargı; fazla politize olmuş bir yargıdır. Hakim ve savcı dosyayı görüşürken kendilerini ideolojik politik çizgilerinden duygularından, kamuoyu bakısı ile basıncından ve gündeminden tümden soyutlayabilmeli ki; hukukun üstünlüğünden, bağımsız, tarafsız, adil hakkaniyete uygun yargılamadan söz edelim. Her siyasi görüşün hâkim ve savcıları var. Kemalist Ergenekoncu, Fetöcü, Kemalist CHP li, MHP li, AKP li hâkim ve savcılar gibi. Hâkim ve savcılar asker, buna karşın avukatlar da tahsildar olmak üzeredir. Bağımsız, adil, tarafsız yargı yoktur. Bu da her iktidar veya koalisyon döneminde iktidardakilerin sözlü sınav ve torpil yolu ile kendi partilerinin çizgisindekilere torpil yaparak, kadrolaşma yapmalarından kaynaklanmaktadır. Yazılı sınavının sonuçlarına göre sıralama yapılarak, hâkimlik ve savcılık mesleğine alım olmalıdır. Sözlü sınav kaldırılmalıdır. Uzmanlık mahkemeleri kurulmalı ki, hâkimler bilirkişi raporlarının sonuç kısmına bakarak karar vermesin. Hâkim, savcı ve bilirkişiler üzerindeki denetim ve suçlarına ilişkin cezalar artırılmalıdır, hâkim ve savcıların tazminat sorumluluğu kişisel olarak da var olmalıdır. Altı ayda bir HSK müfettişlerince adliyelerdeki sorunlar açısından bütün adliyeler denetlenmeli, hâkim ve savcıların uygulamaları hakkında baro yönetimleri ile görüşülmeli ve raporlar düzenlenmelidir. Aksi takdirde hukukun üstünlüğü, adil ve hakkaniyete uygun yargı olmaz, yargıya olan güvensizlik artar.
2. ADALETE ERİŞİMİN GELİŞTİRİLMESİ
Adalet ve mahkemeye erişim için bütün harç ve masraflar devlet tarafından karşılanmalıdır. Yada başta devlet karşılamalı ve daha sonra davayı kaybedenden taraftan devletin tahsil etmesi gerekmektedir. Yeterli sayıda hâkim ve savcı ile personel olmalıdır. Aile doktoru gibi, her aileye danışman avukat yasası çıkarılmalı, örneğin her 200 aileye bir avukat aylık danışma vermeli, ve her avukatların banka hesabına SGK tarafından her ay bu danışmanlık hizmetinin karşılığı olarak maaş yatırılmalıdır. Aşırı oranda artan ve frenlenmeyen hukuk fakültesi sayısı ile artan avukat sayısı karşısında, avukatların iş alanları hasar şirketlerine, patent şirketlerine, noterlere, gayrimenkul şirketlerine verilerek daraltıldığından, avukatlara yeni iş alanları yaratılmalı ve ellerinden alınmış iş alanları geri verilmelidir. CMK, Adli yardım,arabulucu,uzlaştırmacı ücretleri semboliktir, artırılmalıdır.
3. ETKİNLİĞİN SAĞLANMASI
Yargının esas öznesi hâkim yada savcı değildir, sanık veya mağduru yahut davacı ile davalı asilleri temsil eden avukattır. Bu durumda sav, hüküm ve savunma makamları içinde asıl olan savunma makamıdır. Yazılı ve özellikle sözlü savunma alanı ve olanağı genişletilmelidir, avukatın yani savunma makamının; yargı içindeki rolü ve işlevi artırılmalıdır. Yargıda hâkim ve savcıda temsil edilen otoriter, totaliter, antidemokratik nitelik tasfiye edilmelidir. Hâkim ve savcıların üst mahkemelere yükselmelerinde verdikleri kararların niteliği ve disiplin notları dışında hiç bir şey etkili olamamalıdır. Notlama sistemi daha belirleyici olmalıdır. Hâkim ve savcılar torpille yükseltilmemelidir.
4. MAKUL SÜREDE YARGILAMA HAKKININ KORUNMASI
Makul sürede yargılama yapılmıyor ki, bu hakkın korunmasından bahsedelim. Hâkim ve savcılar sürekli(sık olarak) izin kullanmamalıdır, bu olanak verilmemelidir. Ön inceleme duruşmasından sonra tahkikat duruşması yapılmamalı, hem ön inceleme ve hem de tahkikat duruşması ayrı ayrı taraflara tebliğ edilmemelidir. Dava açıldığında tensiple birlikte hâkim bütün delilleri toplamalı ilk duruşmada hem ön inceleme hem de tahkikat yapılmaya başlanmalı, sözlü son duruşma için ayrı gün verilmeden tahkikatın bittiği duruşmada sözlü savunma hakkı verilmemelidir. Mevzuat buna göre düzenlenmelidir. Yeterli hakim ve savcı olmalıdır. Hâkim ve savcı yardımcısı getirilmemeli, bu sistemi daha da bozar. Davanın uzun süreye yayılmış olması hâkimin notunu kırma nedeni yapılmalıdır.
5. BASİTLEŞTİRİLMİŞ VE SADELEŞTİRİLMİŞ SÜREÇLERİN OLUŞTURULMASI
Ön duruşma ve tahkikat duruşması ayrımı kaldırılmalı, ilk duruşmada ön inceleme bitmeli ve aynı duruşmada tahkikata da geçilmeli, duruşma öncesinde hâkim bütün delileri toplamalı, duruşmaları mazeretsiz takip etmeyenlere bilirkişi raporlarını tebliğ etme zorunluluğu ise mevzuattan kaldırılmalıdır.
6. İŞ YÜKÜNÜN AZALTILMASI
İş yükünün azaltılması için arabuluculuk hukukun pek çok alanında zorunlu haline getirilerek dava şartı olarak düzenlenmelidir. Arabuluculuk, uzlaştırma ve Tahkim gibi alternatif çözüm yolları daha aktif hale getirilmelidir. Bu çözüm yolları için daha fazla bütçe ayrılmalı, tanıtılmalı ve kurumsallık sağlanmalıdır.
7. ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI
Arabuluculuk, uzlaştırma ve Tahkim gibi alternatif çözüm yollarının üniversitede ders olarak okutulmalı, televizyon kanalları, panel, sempozyum, afiş, döviz, pankart gibi yollarla tanıtılmalı ve vatandaşlar özendirilmelidir.
8. SAVUNMA HAKKI VE AVUKATLIK MESLEĞİ
Savunma hakkı kalmamış, avukatlık bitirilmiştir. Şirketleşme tasarısı geçirilirse; avukatlık tümden bitecek, sermaye şirketlerinin emrinde çalışan işsiz ve işçi avukatlar kümesi ortaya çıkacaktır. Avukatın sözlü savunma yapma imkânı artırılmalıdır. Avukat her açıdan hâkim ve savcıya eşitlenmelidir. Avukat her kuruma dilekçe vererek delil toplamalıdır, avukata delil toplama imkânı verilmemektedir. Avukatlık kimliği pek çok kurumda nüfus cüzdanı hükmünde kabul edilmemektedir. Hukuk fakültesi açmaya son vermelidir, özel hukuk fakülteleri devletleştirildikten sonra ihtiyaç fazlası olanları kapatılmalıdır. Bütün özel ve devlet hukuk fakültelerinde taban puan aynı olmalıdır. Henüz hukuk fakültelerinden mezun olmayanlar yönünden avukatlık sınavı getirilmelidir. Staj süresi; emeklilik süresinden sayılmalı, stajyer avukatlara hâkim stajyerlerine ödenen maaş ödenmelidir. Kamu avukatlarının özlük hakları hâkimlere eşit olarak düzenlenmeli ve kamu avukatlarına hukukçu olmayan müdürlerin talimat verme hakkı mevzuattan kaldırılmalıdır. Adliyelerin yönetimi ise; Cumhuriyet Başsavcılarına bırakılmamalıdır, bir hakim, bir başsavcının ve personeli temsilen bir personel ile 4 avukatın içinde olduğu 7 kişilik bir komisyonda olmalıdır.
9. İNSAN KAYNAKLARININ GÜÇLENDİRİLMESİ
Stajyer avukat; bir avukat yanında filen çalışıyorsa, hâkim stajyeri kadar ücret almalı ve bu ücreti de devlet ödemelidir. Avukat sekreter çalıştırıyorsa, sekreterin maaşının bir bölümünü devlet vermelidir. Adliyedeki personel sayısı artırılmalıdır. Personelin hakim savcı ve avukatın yardımcı elemanı olduğu da kanunda düzenlenmelidir.
10. DİĞER
Nüfuslu kişilerin yada iktidar partisinin içinden olan bireylerin veya diğer partilerden olma bireylerin; hakim, savcı ve bilirkişiler ile kontak kurma, baskı yapma, rüşvet verme gibi yollar ile istedikleri yöne yönlendirmeye çalışma çabalarının önüne geçilmelidir. 18 10 2018

Uzman Arabulucu –Bilirkişi-TBB Tahkim Kurulu Hakemi-Avukat Medeni Ayhan

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

three × 4 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla