Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Kurdistan’da Referandum’a Giderken

Medeni Ayhan /  1875 yılına kadar yeryüzünde 25 devlet var iken, bugün ise dünyada 207 devlet bulunmaktadır. Bu durumda 1875 yılından bu yana kurulmuş olan 182 devletin tamamı; sömürge, işgal veya manda statüsü altında iken, bağımsızlık ilan ederek kurulan devletlerdir.

Yabancı tahakkümü ve bağımlılığına maruz kalmış hiçbir halk, bugüne kadar bağımsızlık statüsü dışında herhangi bir statüyü ve çözüm biçimini kabul etmemiştir. Yabancı tahakkümüne maruz kalmış hiçbir halk; egemen güçle birlikte ortak yaşamı tercih etmemiştir.

Kürdistan ülkesi ile Kürdistan ulusu; bütün dünya halklarından, ülkelerinden ve tarihlerinden kopuk, kendine özgü(sui generis), tümden kategori dışı bir durumda değildir, olamaz.

Vatanımız ve ülkemiz Kürdistan ve Kürdistan ulusunun hayalleri, hedefleri, umutları, ihtiyaçları diğer dünya halklarıyla türdeş ve eşittir. Bağımsızlık dışında herhangi bir çözüm biçimini nihai hedef olarak koyanlar; yani kültürel özerklik, idari federalizm, federasyon, eyalet sistemi demokratik özerklik vs. gibi sömürgeci devletin merkezine bağımlılık ilişkisi içindeki entegrasyoncu çözüm biçimlerinden herhangi birini savunanlar veya programlarına koyanların tamamı; işbirlikçi ve gerici bir zihin dünyasına sahiptir.

Entegrasyoncu çözüm biçimlerinden herhangi birisini savunanlar; Kürdistan ülkesi ile Kürdistan ulusunu sömürgeci devletlere bağımlılık ilişkisi içinde bölünmüş tutarak, bölünmüşlüğü ve bağımlılık ilişkisini çözüm şeklinde kabul ederek, işbirlikçi bir zihin dünyası ile faaliyet yürütmüş olmaktadırlar. Bölünmüş ve paylaşılmış Kürdistan nın koşullarında Federasyon; nihai hedef olan bağımsızlık sürecine gidişte, nihai hedeften vazgeçmeksizin bir ön adım olarak kabul edildiği sürece, ilerici bir rol oynar.

Ancak Kürdistan koşullarında; nihai bir hedef olarak federasyonu veya demokratik özerklik gibi çeşitli entegrasyoncu çözüm biçimlerini esas alan bütün siyasi örgütlerin ve aydınların işbirlikçi bir zihinsel dünyaları olduğundan kuşku duymuyorum. Kürdistan ulusal mücadelesinde çok sayıda parti adı altında bölünmek yerine, sadece iki ana akım olmak üzere, entegrasyoncular ve bağımsızlıkçılar çerçevesinde iki temel hat üzerinden siyasete bakmak ve özellikle de entegrasyoncuları ikna etmek, ikna olmuyorlarsa tasfiye ederek sonuca gitmek yurtsever devrimci bir görevdir.

Birbirini ezme, bağımlılık ilişkisi ve statüsüne sokma gibi pratikleri olmaksızın, birlikte devlet kurmuş olan ve üstelik devlet içerisindeki bölgelerinde meclisleri, belediyeleri, polis teşkilatları, bayrakları, okulları bulunduğundan dolayı federal yapıda yaşayan halklar dahi ayrışma süreci içindedir. Belçika’da; Valonlar ve Flemenler birlikte federal devletlerini kurmuş olmalarına rağmen, bugün ayrılmak istemektedirler. İspanya’da ise, en zengin federasyon bölgesi olan Katalonya’da, gayri safi hasılası yönünden en fakir olan Bask Bölgesi de, Madrid Merkezi yönetiminden ayrılmak istemektedir.

Kanada’da referandum ile önce federasyon statüsüne kavuşan, daha sonra bunu da kabul etmeyerek yapılan yeni anayasal değişiklikle, Kanada içinde bir devlet olarak tanımlanan Kubik de ayrılmak istemektedir. İskoçya ise, İngiltere’den ayrılmak için referanduma gidecektir. Çek, Solvak ve Macarlar bir kişinin burnu dahi kanamaksızın barışçıl şekilde ayrıldı. Ayrılma olayı esasen gönüllü olarak evlilik yapan bir kadın ile erkeğin, gönüllü olarak ayrılmaları olayından farksızdır. Kürdistan’daki sömürgeci devletlerle gönüllü bir evlilik ve eşit bir ilişki değil, zorbalığa, kokuşmuşluğa, tecavüze dayanan bir durum söz konusudur.

Bağımlılık ilişkisine tabi tutulan halkların; bağımsızlık dışında herhangi bir çözümü tercih etmemesinin sebebi de, mağdurun tecavüzcüsü ile herhangi bir ilişkiye devam etmesini istememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu meşru ve doğru olanıdır, aksi takdirde kişiliği olmayacak ve kendisini gerçekleştiremeyecektir. Bu nedenle Kürdistan’ın bölünmüşlüğü nazara alındığında; sömürgeci herhangi bir devlet ile birleşmeyi esas almak yerine, Kürtlerin ulus olarak ve Kürdistan’ın da ülke olarak birleşmesi yegane yurtsever-devrimci çizgi ve görevdir. Devrimci ve ahlaki niteliği olan her Kürdistanlı örgütün nihai hedef olarak bağımsızlık ve kesin kopuş stratejisini esas alması zorunludur. Her halkın devletini kurmada, bazen benzer, bazen aynı, bazen de farklı yol,yöntem ve araçlarının olduğu görülmüştür.

Sömürgeleştirilen ülke ve halklar için tamamı da meşrudur, her halkın ve ülkenin içerisinde tutulduğu sosyal ve siyasal koşullarının birer sonucudur. Güney Kürdistan’daki Kürt siyasal örgütlerinin mevcut dağınıklıkları ile sömürgeci devletlerin bu örgütler üzerindeki etkileri; bütün örgütlerin ya da gücü olan temel örgütlerin bir araya gelerek bağımsızlık ilanını sağlamalarına engel teşkil ediyorsa; bir yol ve yöntem olarak direk halk oyuna(referanduma) giderek, halkın tercihi üzerinden bağımsızlık ilanını ve meşruluğunu oylamada gerçekleşecek birlikle birlikte sağlayarak, dünyaya deklere etmek, analiz ettiğimiz iç ve dış müdahalelerden, siyasi örgütlerin sağlam bir birliğinin ve bağımsızlık ilanı meselesinde de tam bir uyumlarının olmamasından dolayı iyi bir yöntemdir.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

18 + 14 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla