Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Sevgili Güvercinim,

Aysel Çürükkaya / Bugün sana neşeli bir haber veremem ne yazık ki! Türkçe Haberlere göz attım, Türkiye’nin gündemin de yine derin devlet, çeteler ve mafya tartışmaları var. Sen gittikten sonra hiçbir şey değişmemiş gibi. Analizciler, aynı teraneleri tekrarlayıp dururlar. Bunlar artık benim mevzum değil.

Sana mayıs ayında neleri yaşadığımı anlatmak istiyorum. Kendi dertlerimi, çaresizliklerimi haykırmak istiyorum. Babamız İzmir’de birden hastalandı, evdeyken fenalaştı, dağ gibi adamdı, çöktü yere, kalkamadı.

Yaşlı annemle birlikte kalıyordu, biz çocukları gurbet ellere savrulmuştuk. Bir kısmımız pandemiden ben de siyasi nedenlerden dolayı gidemiyordum. Kız kardeşim Yeter ve kızı onu hastaneye kaldırdılar, kalp yetmezliği, nabız düşüklüğü sorununa bir de korona virüs eklenince, yaşı da 85 olunca endişelerim artmıştı.

Türkiye hastaneleri insan değerlerinin olmadığı mezbahalar gibidir. Sağ girenler bile ölü çıkıyorlardı, hasta gidenlerin kurtulması zaten mucizeydi. Ben on beş gün bir mucize bekledim. Babamı bir odaya koymuşlardı, ondan haber alamıyorduk, bacım hastane kapısında haber almaya çalışırken kovuluyordu.

Elbette ölüm kaçınılmaz bir olaydır her insanın hayatında. Ama beni inciten, kahrolmamı sağlayan beni çaresizlik deryasına atan, tam bana ihtiyaç duyduğu bir anda ona el uzatamamam, yardım edememem, “baba nasılsın?” diyemememdi.

Bu duyguyu yaşamak ne kadar zor! Başka biçimde anlatayım sana, sanki beni derin bir kuyunun içine atmışlardı, kuyunun dışında da babam can çekişiyordu, o kuyudan çıkabilsem, onu kurtarırım duygusu vardı bende. Ama ellerim bağlıydı, ayaklarım prangalıydı, kuyu derindi, tutunacağım ip de yoktu. 15 gün bu duygularla yaşadım.

İş yerimden dönünce telefonlara sarılırdım, annemden, bacımdan babamın durumunu öğrenmeye çalışırdım, babama ulaşmak için tanıdıklarımı harekete geçirmek için uğraşırdım. Ama nafile kuyum giderek derinleşir, endişelerim artardı.

Ah bacım! Bu paramparça yürekle derdimi sana nasıl anlatayım? Babanın hastaneden çıkıp çıkmayacağına dair umutlarımı henüz yitirmemişken, yaşlı annem evin çatısı altında yalınız kaldı. O da benim gibi gurbet ellerde dört duvarlı bir kuyuda.


Elbette hepimizin öleceğini biliyorum. Ama bu kahrolası korana günlerinde ölüm zordur. Babamız veya annemiz can çekişirken başuçlarında olmamak belki ölümden beterdi.

Babam bu haldeyken ne oldu bana biliyor musun? Aklım ile duygularım birbirinden ayrıldı. Aklım bana başka söylüyordu, duygularım başkaydı. Aklım: “Baban yaşını başını almış, üzülmekle, kahrolmakla, uyumamakla, gece gündüz telefonların başından ayrılmakla, yüreği tetikte haber beklemekle sen hiçbir şey değiştiremezsin” diyordu.

 Ama duygularım aklımın söylediklerini kabul etmiyordu. Duygularım bana: “Ağla, telefonlara sarıl, sigara iç, onu bunu ara, uyuma yemek yeme” diyordu.

Neyse ki Babam hastaneye (Allah kimseyi hastaneye düşürmesin) düştükten 22 gün sonra “iyileşiyor” haberi aldım. Tam o gündü, balkona çıkıp hava almak istedim. Bir baktım ki balkonumuzun demir pervazlarına bir güvercin konmuştu. Hayatımda böyle güzel güvercin hiç görmemiştim. Renkli bir güvecindi, kanatlarının ucu siyahtı, göğsü yeşildi, sırtı kurşuniydi. Bu renk cümbüşü gözlerimi kamaştırdı. Ona bakınca seni hatırladım. Birden dudaklarımdan şu sözler döküldü: “Ayten’im, güvercinim sen misin? Hoş geldin” dedim. Karnın açtır diye mutfağa koştum. Sana su ve ekmek getirdim. Bir baktım ki sen yoksun. Kapıda kalakaldım. Kendimi suçladım: “Neden güvercinimle konuşup dertleşmedim” diye üzüldüm. Suyu ve ekmeği balkona bıraktım senin yolunu bekliyorum.

Babamız giderek iyileşiyor, dertlerim azalıyor, kuşlardan medet umar halden kurtuluyorum herhalde!.

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    O güvercin Xweda tarafından sana gönderildi.
    O güvercin senin güzel Pirdolu Babanın kızıydı!!!

    Ne demişti Başkan Mazlum Doğan?

    Berxwedan jiyane!!!

    Sen Başkan ve Kürdistan Ulusal Lider

    Mazlum’u gördün!!!

    Bir Baba için en güzel hediye kız evlatıdır!!!

    Acını anlıyorum.Sağ ve Var ol Mete

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

three × 2 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla