Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

TARİHİ DOĞRU YAZMAK,YADA KABULLENMEK ÇOKMU ZOR?

Dr. Adnan Güllüoğlu / Önasya’nın tarihi jeopolitik konumu ve bereketli topraklarından dolayı egemenlerin savaş alanı olup ve yaptıkları katliamlarla doludur. Makedonya’lı İskender’de bu topraklardan yağma ve katliamlar yaparak geçmişti.

Ne yazıkki tarihe adı yaptığı yağma, talan ve barbarlık ile lanetle anılması gerektiği halde, (o günde başka toprakları fethetmeyi kutsayanlar tarafından) tarihe Büyük İskender diye yazıldı.

Bilindiği gibi Yeniçeriler Hacı Bektaşi Veli’ye bağlı ve devşirmelerden oluşturulan bir Osmanlı ordusuydu. Kuyucu Murat Paşa bu ordu ile Anadoluda yaşayan alevileri diri diri kuyulara atarak gömdüğü için yaşadığı dönemde ödüllendirilip tarihe geçmiş ve ünvan sahibi olmuştur.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Cumhuruyet sonrası Ağrı, Koçgiri, Dersim ve Harb Dairesi tarafından kurgulanan 6-7 Eylül’de yaşanan utanç verici olaylar, Maraş, Çorum ve Madımak, Hendek olayları da hep kanla ve katliamlarla sonuçlanmıştır.

En acı ve yarattığı travmaları günümüze kadar süren katliamlardan biride şüphesiz 24 Nisan 1914’te ve sonrası yaşananlardır. Bir tarafta İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ele geçirip yönlendirdiği Osmanlı İmparatorluğu, Diğer tarafta Çarlık Rusya’sı.

O tarihte ve sonrası Kızılkürdistan, Laçin Kars, Erzurum gibi yerlerde yaşanan olaylar güneye indikçe Diyarbakır, Urfa ve Adıyaman gibi yerlerde gelindiğinde resmi tarihte çarpıtılsada o günleri yaşayanların anlatımı ile (yakın sözlü tarihte)mazlum ile zalim yer kolayca değiştirdiğini görebiliyoruz.

Kimseyi suçlamadan önce, önemli olan egemenlerin çıkarı doğrultusunda halkları suça ortak ederek yaptırdıkları katliamlara ayırım gözetmeden birlikte karşı çıkmaktır. Yaşanan olaylara vicdani ve insani açıdan bakabilmek ile yaşanması muhtemel yeni katliamlara ancak engel olabiliriz.

Bunun için Makedonyalı İskender’e ve Kuyucu Murat Paşa gibi katliam ve talancılara methiyeler dizenlerin yanında yer almadan, katliamcıları gerçek yüzleri ile tanıyıp, benden-senden demeden, lanetleyerek ilk adımı atabiliriz.

Karşılıklı halkları “Ben yapmadım,sen yaptın” diyerek suçlama ile bir yere varılamaz. Yaşanan her katliamda acılar ortak olmasına rağmen kimse “Sütten çıkmış ak kaşık”değildir.

Her 24 Nisan gündeme geldiğinde yaşanan katliamı tezgahlayanları gizleme çabasında olanların nasıl strese girdikleri bile tek başına yapılan katliamın kanıtı değilmi?

A.Güllüoğlu

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

one × five =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla