Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

TC Elitleri ve FETÖ

Elitlerde, konumları gereği iki eğilim ortaya çıkar. Biri, yükselerek üst sınıflara dahil olma çabası, ki bu durumda ister istemez, ezilenlerden uzaklaşarak ezen sınıflara yaklaşır ve onlarla haşır neşir olurlar.

Diğer eğilim ise geleceğini tehlikeye atarak ezilenlere yanaşmaktır. Bu durumda, ezilenlere kayıtsız kalmayı, insanlığa karşı suçlara ortak olmak saydıklarından sistemin karşısında dururlar. Haliyle ezilenlerle birlikte baskılarına maruz kalır. Hatta ceza olarak, Can Dündar örneğinde görüldüğü gibi orta sınıf konumunu yavaş yavaş kaybederler.
TC elitleri arasında Can Dündar benzeri cezalanmaya maruz kalan diğer isim İsmail Beşikçi’dir, başka da yoktur!

Altan kardeşlerin, eski ülkücü kalem erbaplarının, Akın İpek benzeri sermaye sahiplerinin cezalandırılmaları bu çerçevede değildir. Onların kavgası, üst sınıfın rekabetini yansıtıyor. Ki antidemokratik yöntemle idare olunan ülkelerde sıklıkla rastlanan bir durumdur.

1- TC devleti bir Asker Devleti’dir. Zaten devleti zenginler sınıfı (burjuvazi) öncülüğünde değil, Osmanlı’ya 7 defa isyan etmiş gelenekten gelen ve devleti, yönettiği sanılan padişahtan habersiz dünya savaşına sokan askerler kurmuştur.

2- Osmanlı çöktükten sonra, elde kalan çeşitli milliyetlerden Müslümanlar, kafalarına vurula vurula öz benliklerini terke zorlandı. Askerlerin tahayyüllerinden ibaret ama gerçekte mevcut olmayan TÜRK kimliği potasında eritmek üzere baskı altına alındılar. Aradan geçen yüz yıl içinde Çerkezler, Arnavutlar, Lazlar eritildi. Ancak Kürtler nüfus olarak çok kalabalık olduklarından.

Bütün baskılara ve yasaklara rağmen Türkleştirilemediler.

3- Yukarıda belirttiğimiz Müslüman ve Türk kimliği dayatma devletin temel prensibi oldu. Devlet eliyle Türkçülük ve İslamcılık yaygınlaştırıldı. “Dini Milli Bütün”, “Türk İslam” askerlerin temel ideali olan Orta Asya’ya kadar uzanan “Turancılık” gereği “Ülkücü, Alperenler, Akıncı, Süleymancı, Gülenci” gibi çeşitli dini ve milli cemaat örgütlenmeleri bizzat devlet kaynakları kullanılarak ve devlet eliyle yaygınlaştırıldı.

Ermeniler mi, Kürtler mi yoksa Müslümanlar mı, kim gerçekten baskı görüyordu?
Devletin ezdiği kesim sadece azınlıklardır. Kendi işçisini dahi sömürüsüne ortak ederek azınlıklara düşman etmektedir.

Elitler, devletin birleştirici bulduğu için yaygınlaştırdığı, desteklediği, parasal olarak finansını üstlendiği İslamcılara, Poşu (başörtü) yasağı üzerinden bir mağduriyet hikayesi üretip devlet tarafından kollanan dinin doğrudan yönetimine yürümesine hizmet ettiler.
Oysa başörtü yasağı, kitlelere devletin laik olduğu izlenimi verilmek üzere kurgulanmış basit bir taktikti.
Devletin tüm olanakları, Hanefi Müslüman inancındaki Diyanetin hizmetine sunulmuştur. Binlerce İmam Hatip okulu, Kuran kursları dışında genel eğitim sisteminde din dersleri devlet tarafından zorunlu hale getirilmiştir.
Elit olan bu hizmetlerin laik bir devletin görevi olmadığını bilmez mi?
Dolayısıyla bugünkü AKP/FETÖ gurubun devlette ipleri ele almasına bizzat devlet ve elitler birlikte yol verdiler!

Konforlarının bozulmaması uğruna devlete çalışan elit tabaka, Kürt’e karşı yürütülen savaşın faturasının kendilerine de kesileceğini hesap edemedi. Dimyat’ta pirinç umarken, bu faturanın ceplerine, dolayısıyla konforlarına etki ettiğini görünce yan çizdiler.

Demokrasi, elitler de dahil iç sömürgeyi elde tutmak uğruna konsensüs icabı, devlet kurulalı beri rafa kaldırılmıştır.
Elitlerin devletle çıkar çekişmelerini demokrasi kavgası sanan birçok Kürt’ün görmediği realite budur.

Gerçekten Demokrasi isteniyorsa, sömürgenin bağımsız olmasını desteklemek zorunludur. Günümüz Avrupa’sında da demokrasi, sömürgeler özgür olduktan sonra gerçekleşebildi.

Çünkü Demokrasi, gelirin savaşa harcanmasıyla değil, bölüşülmesiyle mümkündür.
  Hasan Dere

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Demokrasi lafını en çok kullananlar
    genellikle Demokrat olmayanlardır.

    Demokrasi lafını Öcalan 24 saat kullanırdı-ben Demokratım, ben harbiyim, ben buyum, ben şuyum, ben kadınlardan yanayım, ben Mustafa Kemal gibi Demokrat Cumhuriyet anlayışa sahipim, fakat benim Alevi takımına anlatamadım, çünkü onlar Moskova takımı vesaire……….

    Demokraside bölüşme yok, çünkü Demokrasi Kapitalist dünyaya hizmet ediyor.

    Demokrasi demek, kendini aday göstermek ve halk tarafından hür ve bağımsız bir şekilde seçilmek.
    O adaya da Demokrat denilir.
    Demokrasi halkın ve vekillerin el ele yönetmesi ve yürümesi demektir.

    Öcalan ve çete takımı Kürdistan’ı Stalin tarlasına çevirecekti!!!Kadınlar erkek, çocuklar ve gençler silahlı Öcalan silahı ve Erkekler ya söz dinleyecek ya da kurşuna dizilecekti.
    Hem de Mao ve sözde Kültür devrimi zamanında gibi-oğul Baba’yı ihbar edecek ve meydan’da Uluönder Öcalan ve onun değerlere karşı geldiği için oğul tarafından kurşunlanacak!!!

    Eskiden Kürd çocuğuna Kemalist öğretmen şöyle derdi:
    Bak oğlum, biz Demokratız, eve gidersen ve Ana Baban Türkçe olmayan dil’de sohbet ederlerse, gel bana, söyle ve benden ödünç al.Seni gözlerinden öperim!!!”

    Demokrasi kelimesinden o kadar nefret ediyorum ki/içine ettiler.Değeri köpek bokundan az!!!
    En büyük Demokrat Sakine Ana’yı Şam göbeğinde asker duruşuna çeken, kendi çete takımına Kemalist Stalinist Show sergileyen, biz harbiyiz, biz demokratız, biz vicdanlı merhametli insanız diyen münafık göbekli katmerli hain Öcalan, Hacı Bektaş Qandil dergahında zıkkımlanan Kalkan,Karasu, Altun ve Demokrat Babası:Ali Haydar Kaytan!!!

    Sabah akşam “Demokrasi Demokrasi” bağıranlardan uzak durun!!!

    Osmaniye Kemalist ırkçısı Devlet Bahçeli’de seçildi-hür ve bağımsız.Demokrat’dır!!!

    Öcalan’ın imkanı olsa, o da seçilir.Hem de Şex Said, Doktor Fuad ve Mazlum Doğan diyarında Kürdler onu seçerlerdi-Amed!!!
    Kardeşi Topal Osman Viranşehir’de seçilirdi!

    Onlara sorsan Kürdlük nedir???

    Cevap:Serok Apo harbi demokrat ve Kürd!!!

    Ve sonunda Serok Barzani’ye 1001 küfür ve hakaret!!!

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

seventeen − 3 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla