Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

TC’nin „Dış Politikası“

HASAN DERE nlü tabirle zikrim neyse fikrim de odur. Ne düşüncemi, ne menfaatimi ne de inancımı gizlerim. Sözün tam manasıyla göründüğü gibi olan bir insanım.

Bu satırları övünmek için yazmadım, aksine bu özelliğim övünç kaynağım değil, rakiplerim karşısında beni zırhsız bırakan zayıflığımdır.
Kendini “Kürt Aristokratı” olarak tanımlayan Kürt bir vekil,bu vaziyetime bakıp, “Alçak gönüllü olma alçak sayarlar” demişti. Şimdi ona hak veriyorum!
Adını gizlemek istediğimden değil hatırlamadığımdan veremiyorum. Çünkü o sıralarda Avrupa’da kurulması düşlenen “Sürgünde Kürt Parlamentosu”na, TC meclisine seçilmiş vekiller de meşru üye kabul edildiğinden, Almanya’ya gelmişlerdi. Bu girişim, iplerin elinden kaçacağı düşüncesindeki ünlü lider Öcalan’ı telaşlandırmıştı. Bekaa vadisinde toplanması için elinden geleni yapmıştı. Amaç bu parlamento fikrinin babası Selim Çürükkaya’yı oraya çekip ele geçirmekti. Böylece Avrupa, vekillerin akınına uğramış ve sayılarını anımsamadığım birçok Kürt Parlamenter kardeşimin evine misafir olmuştu. Bu nedenle kime ait olduğunu anımsayamadım.

Konuya dönelim;
İhsan Dağı adlı yazar, bugünkü (12.06.2012) makalesinde,  TC Dış Politikasının yoksulluğa etkisini yazmış.
Kendimi tanıtma girişimi, bu yazarın makalesine dair düşündürdüklerimden esinlendi…

TC elitlerine karşı, peşin hükümle edinilmiş bir kin veya düşmanlık içinde değilim. Kanılarım, tıpkı bu yazarın yaptığı gibi kendilerinin tutumlarından besleniyor.
İhsan Dağı’yı tanımam, Diken’de yazana kadar da ne duymuşluğum vardı, ne okumuşluğum. Diken’de yazalı beri ilgimi çekti. Çünkü akıllı biri, iyi bir antlatım tarzı da var. Yani düşmanım değil, hatta yetenekli bulduğum biri.


Dağı, dış politika ile yoksulluk ilişkisine dair bir şey hariç, her şeyi dile getirmiş! Linkini verdim, makaleyi okuyabilirsiniz.
“…Ekonomik veriler daha somut anlatıyor gün geçtikçe suyun yüzüne vuran yoksullaşmayı. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 12,2, yoksul sayısı 10 milyon. Son iki yılda bu sayıya 3 milyon kişi daha katılmış. Asgari ücretin 2 bin 825 TL olduğu bir ülkede Türk-İş, dört kişilik bir aile için yoksulluk değil açlık sınırı‘nı 2 bin 830 TL olarak açıklıyor, Ülkede tüm ücretli çalışanların yarısı asgari ücret civarında bir ücret  alıyor. Metropoll’ün Nisan araştırmasına göre toplumun yüzde 27’si temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, yüzde 54 ise sadece beslenme/barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Ama hariç tuttuğu şey ise, tüm ele aldığı dış politikanın asıl sebebidir.”

Görülüyor ki rakamlarla iddiasını iyi destekliyor.

Şimdi, kendi kendinize sorunuz, adam neredeyse iki A4 sayfasını tutacak makale yazıyor ama asıl sebebe dair ip ucu vermiyor!
“Rusya’dan 2,5 milyar dolar verip S-400 aldıysanız” yoksullaşırsınız, diyor ama arkasında koca NATO ordusunun ve BM örgütünün bulunduğu TC’nin, NATO ülkeleri dururken Rusya’dan bu silahı neden aldığını yazmıyor! Soralım, NATO üyesi ve NATO’nun varlık nedeni Sovyet karşıtlığı olduğu halde, Rusya’dan, S-400 hava savunma sistemi neden alındı?
Nato silah vermediği için’ dese, NATO kendi bünyesindeki bir devletin silah gereksinimini karşılamak üzere neden silah vermez, diye bir soruyla karşılaşacak!

İkinci, yoksullaşma gerekçesi “Suriye’de iç savaşın bir parçası olmuşsanız” diye başlıyor ama niye Suriye’deki savaşa dahil olunduğuna değinmiyor.
Daha bir sürü ıvır zıvır gerekçe ile, Irak’ta üs kurmanın, sınır ötesi askeri hareket yapmanın temel gerekçesini dile getirmiyor!
 
Uzatmadan merakınızı gidereyim, sayın İhsan Dağı’nın değindiği dış politika maceralarına sebep olan temel sorun, TCKÜRDİSTAN meselesidir. Zor dönemlerde çözüm reçetesi (adresi) olarak gösterilen M Kemal çözüm adresi değil özünde bu sorunun mimarıdır.
Dış Politika, TC devletinin kuruluştan bu yana, Kürdistan’a karşı sürdürdüğü savaşın eriştiği boyuttan başka bir şey değildir!

TC sömürgeyi elde tutmak uğruna neler vermedi ki?
Kürt karşıtı olsunlar diye lobi faaliyetlerine harcanan para, tavizler, toplumu her yıl on kat muhtaç eder boyuttadır. Bir de silahlanmaya yapılan harcamalar, savaş giderleri…

Tümü yakın geçmişte sömürgeci olan Batı ülkeleri, konu üzerinde uzmanlaşmış durumdalar. Bir sömürgede, özgürlük ateşi bir defa tutuşturulmuş ise artık söndürülmesi mümkün değildir. Deneylerden aldıkları dersle TC devletine Kürdistan ile sorununu barışçı görüşmelerle çözmesini önerdiler. TC ise feodal kafalı ve güce tapan askeri bir rejim olduğundan “ezerim” inadındadır. Ezmek için Suriye’deki Kürtlere de bir devletçik oluşmasın diye savaşa dahil oldu. Suriye devleti Rusya’yı yardıma çağırınca, BATI ile bozuşmuş TC, düşürdüğü Rus uçağına karşılık, gönül almak üzere hem Rusya’ya yanaştı, hem de Putin’in avucuna düştü. Putin de s400 füzelerini gagalayarak iyice avucuna aldı.
Görülüyor ki TC devleti, Kürdistan’ı kaybetmemek veya elde tutmak için her türlü cambazlığa girişmektedir.

Her şeyi bilen ve dile getiren TC elitleri, sapkın dış politikaya yönelmenin asıl sebebini bilmiyor olabilirler mi? Yanlış işleyen dış siyasete işaret edip, sadece iktidarı sorumlu göstermek ne kadar doğrudur?


TC’de tüm siyasetler gibi dış siyaset de ASKER’in talebi olarak uygulanır.
Muhalefete de “içleri yana yana”bunu desteklemek düşer.
Elitler de kötü gidişi ya iktidara ya da dış düşmanlara atarak sistemin idamesine yardım ederler!

Yani, aslında Dış Politika eli kalem tutan erbabın desteklediği ortak mutabakattır!

Devlet, yani ASKER, Kürt ve Kürdistan meselesini sebep olarak göstermediğinden, onlar da asıl sorunun etrafında dolanır, bir sürü laf ederler ama asıl sebebe değinmeden makalelerini bitirirler.
Tıpkı İhsan Değı’nın ettiği gibi…

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    -Dünyada Kemalistler gibi tipler bulmak zor oldu.
    Çünkü herkes Hitler,Stalin,Mussolini ve tüm kasıp kavurma Sağ Sol Faşist takımlar ile hesaplaşmışken ve ya yuhlarken,bu İngiliz Ajanın ve dört dörtlük Faşist artı sistemi halen Milyonlarca varlık savunuyor!!!

    İttihad ve Terakki’nin yaptıkları toplu katliam,yağmalamak,tahribat ve cinayetlerin haddi hesapı yok!!!

    Öcalan ve Kılıçdaroğlu gibi Askeri Faşist Kemalizm doktrini savunan varlıklar Türkiye’de Milyonlara gidiyor!!!

    Kemalizm İttihad ve Terakki Çete örgütün Yedek kulübesi.

    Talat,Enver,Cemal ve Mustafa Kemal!!!

    Bunun adı her yerde katı Faşizm’dir!!!

    Erdoğan ne yapsın???Suçu Erdoğan’da görenler ya Faşizm görmedi,ya Kemalist Alevisi,ya Komünist Alevisi ya da Öcalan’ın elemanı!!!
    Son 20 yılda Erdoğan sayesinde Kürdler ve Aleviler İnsan yerine koyuldu.
    Bunu inkar eden namussuz ve nankördür!!!

    Adam bu Kemalist İblis ve Şeytan sistemini kurutmak istiyor fakat eli kolu bağlı!

    Kemalistler (1923-2002) ne yapıyordu???

    Onlar çizgide olmayanı asıp ve vuruyordu!!!

    Kemalistleri ayakta tutan Kemalist çeteden en büyük darbe yiyen ve zamanında Hayvan bile sayılmayan Kürd Katili ve koyu Perinçek-Küçük MİT ajanı Öcalan Kürdleri ve Aleviler!!!

    Halbuki Kürdlerin 90% hem Mustafa Kemal’den hem de onun partizanı Öcalan’dan nefret ederler!!!

    Aleviler gibi nankör topluluk yok.
    Biz İnsanız biz canız ve barış istiyoruz diyorlar.
    Cemevlerinde utanmadan Hazreti Ali’nin resminin yanına koyu ve katı Faşist Mustafa Kemal’ın resmini duvara çakıyorlar.
    Madem Ehl i Beyt dini ile işin yok,git Meyhane’de Mustafa Kemal adına Rakı masanı kur.
    Ama benim Ehl i Beyt inancım ile dalga geçme!!!
    Ben bir Sinemilli Alevi Kürd Baba ve Dedenin devamıyım.
    Bizde Dem Kurmanci ile ve İsa artı Ehl i Beyt için döner!!!

    Ayyaş ve Dil Din düşmanı olan Katı Faşist Mustafa Kemal’e ve Öcalan için bizim Dem’de Muawiye Yezid gibi lanetlenir!!!

    Eskiden bir tane Kamer Genç vardı.Kirmançki Kürd asıllı bir serseri manyak türü!!!
    Türkiye’de bunun gibi bir arsız tip bulmak zordu.
    Bu Kılıçdaroğlu onu da geçti ve gitti Kıbrıs’da Kutlu Adalı mezarlığında gül bıraktı.
    Öz Memleketinde 1938 yılında hemşehrilerin kökünü kurutan Mustafa Kemal’ı Babasından daha çok seviyor.
    Öcalan da öyle!!!

    Arsızın yüzüne tükürmüşler,yağmur yağıyor diyor!!!”

    Kemalizm Faşizm’i savunanlar CHP,HDP ve Akşener!

    Çünkü üçü Dil ve Din düşmanlığı üzeri kurulmuş hareketler-Dil ve Din’e düşman olana da ya Faşist ya da Stalinist derler!!!

    Akşener olan Şeytan Çiller ile az Kürd Genci katlettirmedi!!!
    Bir de Öcalan’ın onbinlerce harcadığı Kürd gençleri.

    Selanik muhacirleri gibi Hitler takımı bulmak zor!!!

    Selanik’de Türk ne arar???

    Mustafa Kemal’ın suratına bir bakın!
    Sarı saçlı Mavi gözlü bir Alkolik Faşist Anadolu Türklüğü ile ne alaka???
    Samsun’da İngiliz Ajanı Türk olsaydı,Türklerin ve Kürdlerin dili ve dinine hunharca saldırır mıydı???

    Talat ilk önce Gayrimüslimleri Anayurdundan etti (Ermeni,Süryani ve Rum)

    Sonra Mustafa Kemal başladı Müslüman Türk ve Kürdü asmaya ve vurmaya!!!

    Kemalizm koyu ve katı Faşizm’den başka birşey değil.

    Kemalistler ile selamlaşmak İnsanlık suçudur
    Kemalistler ile muhatap olmak Hitler ve Mussolini’yi sevmek ve saymak
    Kemalistler ile samimi olmak eşittir Muawiye Yezid Baba Oğulu ile Şam’dan Ehl i Beyt’e karşı savaşmak

    Kemalizm’in bir dalı da Apoculuk’dur!!!

    Sedat Peker nasıl bir Topal Osman ise

    Öcalan da bir Mustafa Kemal’dır

    Kemalistler gibi binbir yalan ve dümen üzeri kuran Askeri Faşist darbeciler gibi yok

    Hitler niye Mustafa Kemal’e hayran’dı???

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

five + 6 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla