Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Voyvoda Neden Kazıklı Oldu?

 

Değerli okuyucular merhaba!

Bu yıl ailece bir tatil yaptık.  Malumunuz Türkiye’ye gidemiyoruz.

Bazılarının hikâyelerine inandık, “Demokratik Cumhuriyet”  gelir, belki de doğduğumuz topraklara döneriz diye düşündük. Giderek durum kötü oldu; ortalıkta ne cumhuriyet ne de demokratikliği kaldı. Askerler  şehirlere daldı, adalet, hukuk hiçbir yerde kalmadı.

Arap ülkelerine zaten gidemiyoruz. İndiğimiz havaalanlarından geldiğimiz yere kovuluyoruz.
Bu yıl İtalya’yı seçtik.
Öyle çizmenin altına doğru gitmedik, çizmenin üst tarafında, Balkanlar’a yakın, Avusturya, Slovenya ve Hırvatistan sınırındaki  bir kente gittik.

Balkanlar hep dikkatimi çekmişti ama gezememiştim. Geri dönüşte yine teğet geçtim.
Yakın zamanların Balkan tarihini hapishanede çokça okumuştum.
Son boğazlaşmayı da basından takip etmiştim.

Ortaçağ Balkan tarihini de ibretle okumuştum.
Hiç kuşkusuz tarih boyunca Balkanlar’ın en ünlü adamı Kazıklı Voyvoda’dır.
Bu adamın gerçek adı:  Vlad Besarab’dır. Babasının adı ise Ejderha Vlad (Drakula) dır.
Vlad Besarab’ın öyküsü çok ilginçtir.

1442 yılında yaşanmaya başlanan bu hikâye, bugün ya bilinmemekte, ya da çok yanlış olarak anlatılmaktadır.
Hapishane yıllarımda kitaplardan okuduğum bu hikâyenin yaşandığı coğrafyaya yaklaşınca, bir daha Google amacaya başvurdum, rica edip, “anlat bana Google Amca” dedim.

O anlattı, ben aklımın süzgecinden geçirdim.
Her şeyi öğrenince, Romanya’ya gideyim, Kazıklı Voyvoda’nın bir heykelini bulayım, onunla bir fotoğraf çekeyim ve kendisi ile hayâli bir röportaj yapayım dedim.
Zamanım ve imkânım yoktu, gidemedim ve erteledim. Umarım bu satırlarımı okuyan bir okuyucum bir gün beni Romanya’ya davet eder ve ben gider Kazıklı Voyvoda ile insanlık için yararlı olan o röportajı yaparım.

Şimdi soracaksınız ve dersinizki, Kazıklı Voyvoda ile yapacağınız hayâli röportajın insanlığa ne gibi bir faydası var?

Hemen yanıtını hikâyeyi anlatarak vereyim.

Efendim derler ki, bu Vlad Besarab daha 11 yaşında iken,  babası Ejderha Vlad (Drakula) Fatih Sultan Mehmet’in babası 2. Murat‘a 1442 yılında yenilir.

 

 

Osmanlı’ya bağlılığını bildirir. Kendisine bir türlü inanmayan  2. Murat’ın güvenini  kazanmak için iki oğlunu Osmanlı’ının Edirnedeki sarayına rehin olarak gönderir. Sultan Murat, 11 yaşındaki  Vlad Besarab  ile 13 yaşındaki ağabeyi  Güzel Radul’lu“içoğlanı” kadrosuna alır.

Bizzat kendisi iki kardeşe defalarca tecavüz eder. Tüyleri çıkana kadar kendisine ve sarayın misafirlerine yataklık oğlanlar olarak sunar. Oğlan hamamında gündüzleri temizce yıkatılır, geceleri ise çocukça bedenleri rahat bırakılmaz!

Zaman içinde Vlad Besarab padişah 2. Muat’ın gözdesi olur.
Öyle bir gözde ki, tüyleri çıkmaya başlayınca oğlu Fatih Sultan Mehmet ile birlikte, Diyarbakır doğumlu  Kürt kökenli Molla Gürani’ye eğitim için teslim edilir.
Tecavüz ettiği çocuktan kendisine sadık,  büyük bir komutan çıkarmayı hayâl eden padişah, Macarlar tarafından  Vlad Besarab’ın babası öldürülünce, ağabeyi Güzel Radul’u sarayda rehin tutarak, 1448’de 17 yaşına basan Vlad’ı “Voyvoda” ünvanıyla taltif etti. Emrine bir ordu verdi ve Eflak tahtını fethe gönderdi. Padiaşaha göre Küçük  Vlad Besarab “içoğlanı” eğitiminden hoşlanmıştı. Tarihçilere göre ise çektiği  kıç acısından“ hep inleyerek dişlerini sıkmıştı.

Eflak’a ordusu ile gidip zaferler ve yenilgiler yaşayan, neticede Eflak’ı feth edip hükümdar olan Vlad, tahta geçen Fatih Sultan Mehmet’e karşı başkaldırdı, vergi vermedi, Edirne‘den gelen elçilerin kafalarını saran sarıklarına çivi çakarak yağlı kazıklara oturttu. Osmanlı sarayında gayri müslümlere karşı çokça kullanılan kazığa oturtulma cezasını gözleriyle gören Vlad, Fatih Sultan Mehmet’e karşı başkaldırınca kağıza oturtma cezası onun biricik cezalandırma yöntemi oldu.

Artık O, yakaldığı her Osmanlı’yı kazığa oturtuyordu.

Toplu halde yakaladığı Osmanlılar’ı yuvarlak bir dairenin  etrafındaki yağlı kazığa oturtur, dairenin ortasında çömelip yemeğini yerdi.

Tarihçiler Vlad’ın 30 bin Osmanlı’yı yağlı kazıklara oturtup acı çektirerek öldürdüğünü yazar.
Fatih Sultan Mehmet, Vlad ile başedmeyince, sarayda rehin olarak tutulan „İçoğlan“ olarak kullanılan Güzel Radul’u bir orduyla kardeşi Vlad’ın üzerine yollar.
Hikâye  veya gerçek bu minvalde devam eder.

Bize okullarda öğretilen: “Osmanlı tarihinde padişahlar hep adildi, Kazıklı Voyvoda ise hep zalimdi.”
Yıllar sonra gerçeği öğrendim. Evet zalimliğine zalimdi, vampirliğine vampirdi, Drakulalığına Drakula  idi.

Ama neden?
Onu böylesine zalim yapan kimdi?
Hangi düzendi?
Yağlı kazığa insan oturtmayı hangi barbarlardan öğrenmişti?
Ve henüz tüyleri çıkmamış bir sabiyken, hangi yaş kazıklara (!) oturtulmuştu?
Kendi kıçının ağrısını dindirmek için padişaha tapan kıçlara nasıl kıymıştı?

Ünlü bir yazar “İntikam, aşağılanmış benliklerin silahıdır” demişti.
O da bu silahı kullanmıştı.
Batı tarihçileri onu, “Drakula, Kazıklı Voyvoda, Vampir” olarak andı.

Osmanlıcada ise çocukluğunda maruz kaldığı tacize gönderme yapılarak “Kalleş, İbne, Süzgeç, Götveren” lakaplarıyla ya da “Kazıglu Bey” diye anıldı. (Kaynak: Matei Cazacu, “Prens Drakula’nın Tarihi”, Droz, 1988)

Osmanlı tarihi, Fatih Sultan Mehmet ile babasını hep akladı pakladı.

Baba mesleğini devralan Fatih Sultan Mehmed’in ‘Avni’ mahlasıyla yazdığı gazellerden birinde Veyis adlı güzel bir oğlanı övdüğünü, gazelin sonunda da “Ey Avni! Talihin yaver gitti ve o sevgili misafirin oldu. Fırsatı kaçırma; zira Veyis bin cana bedeldir” dediğini biliyoruz.

Rüzgar eken fırtına biçermiş!

 

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
2 Yorum
  1. vengmanett@gmail.com diyor

    Furkan merhaba, ben yazımı belgelere dayandırarak yazdım. inanmıyorsan http://www.google.com da “kazıklı voyvoda” yaz tıkla. Gelen yazıları değişik yazarlardan oku. Bazı ip uçlarını yan yana getir. Gerçeği öğrenirsin.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
  2. Furkan Küçükarslan diyor

    Bunu yazan bir roman tarihçi bunu demesi çok normal değil mi bizim tarihimizi herkes bilir onlar gibi bir kişi sallamamıştır belgelere dayandırsın da görelim eğer gerçek olsaydı emin ol ki onu bilmeyen kalmazdı.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

3 × 3 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla