Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

YAPTIĞINDAN UTANMAK ERDEMDİR.

Dr.Adnan Güllüoğlu / Tarihe düşen utanç sayfalarını tek tek ele alırsak eksik değerlendirmiş oluruz.Çünkü bu ülkede utançla anılan sayfalar çok.İktidarda olanlar “tekçi” anlayışlarının devamı için sürece göre sıraladıkları ve sistemli bir şekilde, bu günde devam eden uygulamalar olduğunu gözden kaçırmış oluruz.

Tarih 8.Şubat.1923,Atatürk Balıkesir’de yaptığı bir konuşmada “Kaç milyonerimiz var? Hiç.Binanaley biraz şansı olanlara da düşman olacak değiliz.Bilakis memleketimizde bir çok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız.” diyor.Amaç devlet destekli milli burjuvaziyi yaratmak.

Yıl 1942,Atatürk sonrası, tek parti dönemi.Dünya 2.paylaşım savaşı ile uğraşıyor.İşlenen savaş suçları ve etnik kıyımların devam ettiği bir süreç.Kimsenin bir diğerine suçlama yapamadığı bir dönem.Türkiye gözlerden ırak olduğu bu dönemde adına varlık vergisi diyerek azınlık olan gayrı müslimleri altından kalkamayacakları, diğer vatandaşlara göre katbe kat fazla olan,vergiye bağlıyor. “Ya ödersin,yada yol inşaatında çalışırsın” diyerek itiraz hakkının dahi olmadığı bir vergiye bağlıyor.Savaş nedeni ile iç piyasada nakit sıkıntısı var.Bu sıkıntı nedeni ile karar verilen vergiyi ödemek için “kefere” denen gayrımüslimler ellerinde ne varsa bina,fabrika, tarla gibi taşınmaz mallarını değerinden çok düşük fiyarlarla satmak zorunda bırakılıyor.

Amaç Cumhuriyet’in eksiği olan Milli Burjuvazi’yi yaratmak.Bu gün bu hukuk dışı vergiden herkes utandığını, yasal olmadığından söz ediyor.Utanmak yettimi? Hayır yetmedi. Çok partili sisteme geçişle birlikte aynı sözleri bu sefer Başbakan Adnan Menderes “Her mahallede bir milyoner yaratacağız.”diyerek tekrarlıyor. Demokrat Parti her mahallede bırakın milyoner yaratmayı ekonomik sorunlara dahi çözüm üretemiyor.

Kıbrıs sorunuda gündemde.Halkın dikkatini tıkanan ekonomik sorunlardan uzaklaştırmak için iktidara Kıbrıs sırunu beklenen fırsatı sunuyor. Tarih 6-7. Eylül. 1955.”Uyan ey ehli”, “Atanın evi bombalındı” diye manşetten verilen uyduruk bir haberle gazeteler çıkarıldı. Rumlar hedefe konuldu, Ermeni ve Yahudi’lerde dahil edildi.Taşıma güçlerle utanılacak insanlık dışı kıyım başlatıldı.”Kılıç artığı” denen azınlıkların evleri, iş yerleri ve ibadethaneleri yakılıp yağmalandı,mezarlıkları tahrip edildi.İstiklal Caddesi’ndeki yağmayı gören Celal Bayar İç İşleri Bakanı Namık Gedik’e “Galiba dozu kaçırdık” diyor.

Yine 6-7 Eylül’de yaşananlar için MGK Kurulu Sekreteri (1988-1990) olan Sabri Yirmibeşoğlu bir röpotajında “6-7 Eylül Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına ulaştı.”Neydi bu amaç?Farklı olanın malına el koyarak yok etmek, yetmezse göçe zorlamak. Kendini sağda görenler varlık vergisi ile tek perti dönemini eleştirir. Kendini solda görenler 6-7 Eylül’de yapılanları eleştirir.Oysa utanç duyulması gereken her iki olayın amacı aynıydı.Dersim kıyımında ve günümüzde Kürd emekçilerine yapılan saldırılarda olduğu gibi.A. Güllüoğlu 6.9.2020

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Kuzey Kürdlere en büyük bela Mustafa Kemal ve manevi torunu Imralı adasından geldi!!!
    Şimdi yine CHP ve HDP fitne ve fesat peşinde.
    Fakat bilsinler ki yer yerinden oynarsa Türk ve Kürd halkı Müslüman olduğunu hatırlıyacak, Kemalizm ve İmralı Nutuk Kemalizm’i kökünden halledecek!!!

    Benden söylemesi!!!

    Not:

    Hiçbir namuslu ve şerefli Türk Mustafa Kemal gibi bir İblis’i Atatürk olarak görür.

    Bu dümen Urfa yöresinde kible ve dergah sayılır.
    Ege bölgesinde-Tunceli-İzmir köprüsünde.

    Gün gelecek Doktor Fuad ve Sakine Ana intikamı kat be kat alınacak.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

one + 8 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla