Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Ama Onlar kardeştiler

Celâl Temel,  Azad Sağnıç’ın Yazdığı, “AMA ONLAR KARDEŞTİLER” Kitabı Üzerine Tarih bilinci eksik olan ulusların, ulus bilinci de eksik olur. Kürdler de böyle bir ulustur. Çirokları, kilamları aracılığıyla, başlarına gelenleri, kısmen anlatsalar da; genel olarak bunları pek yazıya dökmezler/dökmezlerdi.

Son zamanlarda ise bazı Kürd aydınları bunu aşmaya başladı. Değerli dava arkadaşım, dostum Azad Sağnıç da, “Ama Onlar Kardeştiler” eseri ile bunu yapanlardan biri. Aynı zamanda kendi ailesinin bir dramı olan kitaptaki bu önemi olayın, bu güne kadar yazılmamış olmasına şaşırdım.

Ferhat’la ikiz olan Azad Sağnıç, Bitlis Bölgesindeki büyük bir aileden geliyor ve babası Feqî Hüseyin Sağnıç (1926-2003) ve ağabeyi Nevzad Sağnıç (1955-2006) hepimizin tanıdığı değerli Kürd aydınlarıdır.

İkisini de, minnetle rahmetle anıyorum. 20.yüzyılın başında meydana gelen Harbî Umumi (Daha sonra, Birinci Dünya Savaşı dendi) sırasında, Kafkas Cephesi’ndeki savaşta; Osmanlı Ordusu’nun önünde Kürdler, Rus Ordusu’nun önünde Ermeniler vardı.

Dolaysıyla bölgenin bu iki kadim halkı, bu savaşın iki büyük mağduru oldular. Ermen bûne taştê, Kürd bûne firavîn; Ermen bûne şîv, Kurd bûne paşîv; ji Jöntirkare. (Ermeniler kahvaltı, Kürdler öğlen yemeği oldular; Ermeniler akşam yemeği, Kürdler sahur yemeği oldular, Jöntürklere.) İşte Azad Sağnıç’ın, roman formatında yazdığı kitap, tam da bu acılı dönemde, bu iki halkın arasındaki ilişkilerin içinde, yaşanmış bir aile dramını anlatıyor.

Savaş içerisinde, Osmanlı iktidarı İttihat-Terakki Partisi tarafından gerçekleştirilen Ermeni Tehciri dolaysıyla Ermeni halkının başına gelenleri, onlara uygulanan katliamları, bir halkın yerinden yurdundan koparılmasını büyük oranda biliyoruz. Ancak aynı sıralarda Kürdlerin başına gelenleri, Kürdler yazmadığı/yazamadığı gibi, bölgeyi iyi bilen Batılılar da yazmadılar.

Türk tarihçileri ise her şeyi inkâr edip sakladılar. 1915 yılında Ermeni Tehciri yaşanırken 1916 yılında da Kürd Tehciri yaşandı. Ermeni çocuklar gibi, Kürd çocuklar da ortada kaldı. Azad Sağnıç’ın kitabına konu olan Nalîn de, bu çocuklardan biri; tıpkı 1916 yılında Van’da ortada kalan Mehmet Ruhi (Ruhi Su) gibi. Kim bilir bu tür nice hikâyeler vardır?..

Çok sade ve akıcı bir dille yazılan kitabı hüzünle okudum. Bu kitap Kürdçe de yazılabilirdi; en azından bazı diyaloglar Kürdçe olsa daha da iyi olurdu diye düşünüyorum. Umarım Kürdçeye de çevrilir. Sevgili Azad, geç de olsa bu kitabı yazmakla çok iyi ettin. Bijî Azad, Bijî Azadî

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

16 − nine =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla