Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Hasan Dede

Edayi Keleş,
(Hayatımda tanıdığım en değerli şahsiyetlerden birisi olan Hasan Dede’yi saygı ve sevgiyle anıyorum…)

Hasan Dede mahallenin en sessiz ve vakur insanıydı. Çok az ve öz konuşur, neredeyse güldüğünü hiç görmemiştik. Yılların yorgunluğunu ve acılarını içine gömmüş bu hali ona apayrı bir esrarengizlik katardı. Karısı Nene Hatun ise, kocasının aksine mahallenin en konuşkan, esprili ve şakacı kadınıydı. İki kişilik yani kocasının hakkını da kullanıyor gibiydi…

Kasabada herkesin tek eğlence merkezi olan kahvehaneye hiç oturmazdı. Emsalleri kahvehanede oturup oyun oynar, sohbet ederlerdi. Onun kahvehaneye ayak üstü uğraması sadece görüşmesi gereken biri varsa onu bulmaktan öte bir anlamı yoktu.

Hasan Dedenin bu yönü oldukça dikkatimi çekmişti. Arkadaşlarıyla birlikte oturup bir çay içmenin ne zararı olabilir? diye hep yorum yaptım kendimce. Bir gün dayanamayıp sordum.
Önce yüzüme baktı derin derin…
Sonra katı bir yüz ifadesi ile anlatmaya başladı.
– Henüz sakal ve bıyığı yeni çıkmaya başlayan bir delikanlıydım. Arkadaşlarım ile ben de kahvehanede oturur, çay içer ve arada bir iskambil kağıdı oynardık. Yine bir gün arkadaşlarım ile kahvehanede otururken rahmetli babam içeri girdi ve beni azarladıktan sonra bir tokat attı. O tokat beni ölümden beter etti. Ve o tarihten sonra, bir daha kahvehanede oturmayacağıma tövbe ettim ve hâlâ tövbemin arkasındayım…

Anlattığı hikayesinden çok etkilendim. Yetmişine merdiven dayamış ve bir abide gibi dik duran Hasan Dede’yi daha çok sevmeye başladım.

– Hasan Dede müsaade edersen senden bir isteğim daha olacak?
– Buyur söyle, dedi.
– Bu kadar yaş geçirdiniz. Dersim’in dramatik günleri çok olmuştur. Bu hikayeleri bir çok yaşıtınızdan dinliyoruz. Bana geçmişin acı hikâyelerinden değil, güleceğim ve ders çıkaracağım güzel bir anını anlatmanı istiyorum, dedim.

Hasan Dede kaşlarını çattı. Bir an için o gür sesiyle beni kovacağını bile düşünmedim değil. Sert ve haşin görünümünün altında, altın gibi bir kalbi olduğunu biliyordum. Sonunda ikna edebilmiştim.

– Yeni evlenmiştim. Çakı gibi delikanlı biriydim. Güç dersen bir ayı ile boğuşacak kadar kendime güvenim vardı. Yukarı köylerin birinde, bir aşiret ağasının düğününe davetliydim. Nene Hatunu aldım düğüne gittim. Erkekler köyün harman yerinde yiyip eğleniyor, kadınlar da onlara tahsis edilen dam evlerde misafir ediliyordu.
Düğün sahibi ağa, iki metreye yakın boyu ve dev cüssesiyle bir insandan ziyade bir azmana benziyordu. Harman yerinde gözüne kestirdiğini güreşe davet ediyor ama güreşe tutuşan kişinin iki dakikadan fazla şansı yoktu. Ağa her önüne geleni tarumar ediyordu.
– Yokmu ulan içinizde benimle güreş tutuşacak bir erkek? diye efelenmeye başladı.
– Ben güreşirim, dedim.
Ağa tepeden tırnağa beni süzdü ve ekledi.
– Seninle bir şartla güreşe tutuşurum. Şayet ben seni yenersem karını alırım, sen yenersen benimkini de sen alırsın!

Midemi bulandıran bu teklif karşısında deliye döndüm.
– Git be adam. Allah belanı versin senin, dedim ve yerime oturdum. Ama ağa bunu korktuğuma yormuş ve habire tahrik edecek şekilde atıp tutuyor. Sürekli rencide etmeye, aşağılamaya ve korkaklığıma vurgu yapan bir dil ile erkeklik taslamaya devam etti.

Ayağa kalktım. Teklifin kabulümdür, dedim. Başladık biz bununla güreşe. Ama öyle böyle bir güreş değil, bir ayı ile bir insanın boğuşması adeta. İçimden tüm ermişlere, Xızıra yalvarıyor ve dua ediyorum. Öyle bir güç geldi ki bana bir anda tüm evliyaların nefesinin bileğimde kuvvet olarak toplandığını hissettim. Belinden kavradığım gibi o devi yukarıya kaldırdım ve sırtını harmanyerinin toprağına yapıştırdım. Nefes nefese kalan halimle geçtim yerime oturdum.
– Haydi bakalım verdiğin sözünde dur! diye sert bir tonda bağırdım ağaya.

Ağanın feleği şaşmış hâlâ yenildiğine inanamıyordu. Adeta yerde sürünerek ayaklarımın dibine kadar geldi.
– Şahı Merdan aşkına beni affet, ben bir bok yedim, büyüklük sende kalsın, dedi.
– Seni tek bir şart ile affederim, dedim ve devam ettim. Karın bir su kabına işeyecek ve sen onu bu ahalinin önünde içersen ve bir daha bu şekilde bir densizliği yapmayacağına söz verirsen, seni affederim.

Karısı bir boş kap içine sidiğini yaptı, ağa tüm misafirlerin gözü önünde onu içti. Ayağa kalktım o köyden ayrıldım.

İşte sen sen olacaksın! Asla kimseyi küçümsemeyeceksin bu bir.
Adab-ı muaşeret kurallarına bütün ömrünce dikkat edeceksin bu iki. O ağa iki hata yaptı. Kendisine aşırı güveni ve karşısındakini küçümseme hatasına düştü. Ve en kötüsü de ahlâk sınırının kırmızı çizgisine dokunuş yaptı. Ki benim gücümü iki katına çıkaran neden bu kırmızı çizginin kendisi oldu.

Toplumunun değerlerini hiçe sayan en büyük güç (ler) hep yenilgiye mahkûmdur…

... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

Loading spinner
6 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Birez Vengma,
    ben anladım ve kabul ediyorum.
    Ape Selim bana haklı olarak tokat atsa, yere bakarak hatamı kabul ederim.
    Benden daha fazla Ülkemi ve şehidleri sevecek ve sayacak varlık bulmak zor!!!
    Herkes seviyor fakat kimse benim gibi zor bulmak!!!
    Dinim İmanım Kürdistan ve Şehidler-en başta Kazım Kulu ve ya Doktor Said örneğin!!!
    Silav u rez
    Denge Welat Şivan Perwer ev roje hiç gerek olmadan özür diledi.Çünkü a dan z’ye haklı ve doğru yazdı.İnternet’de kendine Ezidiyim diyenler Ülkemin sesine öyle sözler kullandılar ki, bu doğru Kürdistan’a hakaret ve laf’dır.Ben geçen Mamoste Şivan Öcalan için ağır tenkit ettim fakat Şivan ülkesine ve davasına ihanet etmez.
    Fakat ben hatalıydım ve özür diliyorum!!!
    Ezidi,Alevi ve Sünni Partizanlığı yapanları sevmem, saymam ve sevmek mecburiyetinde değilim.
    Ben iyi ve can dolu insanı severim!!!
    Dürüst ve mert Niştimanperwer olsun-Babam ve Pirim’dir-Kazım Kulu ve Doktor Said gibi

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
  2. Simko Engizek diyor

    Fikir tartışmasına varım Barzan.
    Sen fikrini yaz ve tenkit et.
    Adam gibi tenkit et ben de cevap vereyim.
    Ben yazarım-sonuçta Vengma karar verir.
    Hodri meydan.
    Ben ne düşünüyorsam onu yazarım ve söylerim.
    Adam gibi fikir tartışmaya varım ve adam gibi tenkit ve eleştirelere varım.Ben kimsenin borazanına göre yazmam.
    Sen Kürdün dinine hakaret edeceksin-hayde Kürdleri İslam dininden kopart-hayde göreyim.
    Bol şans!!!
    İlk tebrik edecek benim-kabul edersen.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
    1. Vengma diyor

      Simko Barzan arkadaşla takışmanızı doğru bulmuyoruz. Barzan ın Tük alevilere aynı kefeye koyması doğru değildir. Alevler içinde de Sunniler içinde de Kürdistan davasına karşı olanlar vardır. Bir dini ve ya bir mezhebi toptan suçlamak doğru değildir.

      ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

      Loading spinner
  3. Barzan diyor

    Simko.
    Sen yazdiklarini okuyormusun?
    Bence biraz dù§ùn ve oyle yaz.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner
    1. Vengma diyor

      Barzanın dediklerine katılıyoruz gerçekten buraya yazılar yazarken iyi düşünmek okunaklı ve güzel yazmak gerekiyor, ipe sapa gelmez şeyleri de yazmamak lazım, yayınlanmazsa şikayet etmeyin. Bilinki çok sayıda kişi yazılanları okumaktadır.

      ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

      Loading spinner
  4. Simko Engizek diyor

    neler var neler var KÜRDISTAN´da……
    neler var neler hevalno
    kale hasan cano´yu saygiyla aniyorum,nur icinde yatsin.
    o iblis aga´yi o zaman vuramadi,maalesef.her zamanin firsati var.
    babam örnegin ben kürdüm diyemiyordu 70´li yillarda-batman,diyaribekir ve ya sirnak degil-kurtlarin cirit attigi yer:KATIL MARAS!!!
    iro her soytari ben kürdüm diyor fakat ne kurmanci ne de zazaki var.
    islam dini olsun pkk kültürü olsun:zalim´in zulümü varsa mazlum´un zülfikari var.
    ape yilmaz güney adana´da park´ta gezerken,bir alcak iblis olan savci baba´ya küfür etti.namusuna küfür etti.
    kürd bunu yutar mi???
    baba onu da alnindan vurdu.
    baba bosuna YILMAZ GÜNEY degil-bosuna mert ve korkmayan KÜRDISTAN DEVRIMCISI YILMAZ GÜNEY DEGIL!!!
    hasan dede ve APE YILMAZ GÜNEY´in ruhlari her daim KÜRDISTAN GÜNESI olsun.

    ... Bu yazımız ile ilgili görüşünüz? ...

    Loading spinner

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

1 × 5 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla